Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/167 E. 2025/3865 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/167
Karar No
2025/3865
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/672 E., 2020/2073 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 10.000,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinde; maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 150,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine, manevi tazminatın 1.500,00 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna, soruşturma aşamasında kendisini vekille temsil ettirdiği için vekalet ücretinin maddi tazminat hesabına dahil edilmesi gerektiğine, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/11786 soruşturma, 2019/12093 karar sayılı ceza dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 30.08.2016-31.08.2016 tarihleri arasında 2 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, davacının 18.08.2016 tarihinde açığa alındığı ve gözaltında sürede 2/3 oranında maaşını almaya devam ettiği, daha sonra görevine iade edildiği, eksik ödenen maaşının idarece davacıya ödendiği, bu nedenle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı ve benzeri hususlar da gözetilmek ve sebepsiz zenginleşmeye neden olmayacak şekilde makul bir miktarın da manevi tazminat olarak verilmesi gerektiği değerlendirilerek kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğundan bahisle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, davacının gözaltında kaldığı sürenin 20.08.2016-31.08.2016 tarihleri arasında 1 gün olduğu ve bu nedenle manevi tazminat miktarının 1.500,00 TL'ye çıkartılması ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1. Kendisini soruşturma aşamasında vekil ile temsil ettiren davacı lehine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen 825,00 TL vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2 Davacının 20.08.2016 tarihinde gözaltına alındığı, dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi olarak gözaltı tarihinin belirtildiği anlaşılmakla, Mahkemesince hükmedilen faiz başlangıcının ''20.08.2016' tarihi olarak belirtilmesi gerekirken, ''30.08.2016'' olarak belirtilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle davacın vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hüküm fıkrasının maddi tazminat talebinin reddine karar verildiği bölümün çıkartılarak yerine "soruşturma aşamasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen 825,00 TL maktu vekalet ücretinin 30.09.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" ve manevi tazminat miktarının belirlendiği bölümde faiz başlangıç tarihinin çıkartılarak yerine "20.08.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile" ibarelerinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/167, K. 2025/3865, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-167-e-2025-3865-k-74c29de52ca7