Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/153 E. 2025/3549 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/153
Karar No
2025/3549
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/916 E., 2020/2480 K. HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 15.800,00 TL maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın haksız tedbir tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 15.740,13 TL maddi ve 4.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine manevi tazminatın 6.000,00 TL'ye ve vekalet ücretinin 2.591,42 TL'ye yükseltilmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; maddi tazminatın yanlış hesaplandığına ve hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın yüksek olduğuna ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/149921 soruşturma, 2018/80849 karar sayılı ceza dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 10.10.2017-28.12.2017 tarihinde 79 gün tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 02.11.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, davacının çalıştığı yerde aldığı son net maaş üzerinden hesaplanan miktarın maddi tazminat olarak ve davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayların cereyan tarzı, tutuklulukta geçirdiği süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer dikkate alınarak hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktarın manevi tazminat olarak verilmesi gerektiği belirtilerek kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1. Davacının tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği, infaz edilmiş olması halinde, infaz tarihlerinin ceza infaz kurumundan sorulması suretiyle davacının tutuklama ve tahliye tarihleri ile infaz edilen sürenin tereddüde mahal vermeyecek şekilde tespit edilmesi sonrası bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Kabule göre de; 2. Davacının 10.10.2017-28.12.2017 tarihleri arasında tutuklu kaldığı, tutuklandığı tarihte Albaraka Türk Katılım Bankasında çalıştığı ve bankanın 06.08.2019 tarihli yazısında tutuklama nedeniyle 12.12.2017 tarihinde işten ayrıldığı ve 22.02.2018 tarihinde işe tekrar başladığının belirtildiği dikkate alınarak, tutuklu kaldığı döneme ilişkin kendisine herhangi bir maaş ödemesi yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ile maddi tazminatın buna göre hesaplanması gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile karar verilmesi,

3.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/153, K. 2025/3549, T. 08.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-153-e-2025-3549-k-77be8ce62a3d