Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/1417 E. 2025/6157 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1417
Karar No
2025/6157
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2168 E., 2021/79 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama, arama, el koyma, makul sürede hakim önüne çıkarılmama, adil yargılanma, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi ve kişi hürriyeti ve güvenlik hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle 10.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine, hükmedilen vekalet ücretinin fazla olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, davacının 10-11.10.2016 tarihlerinde gözaltında kaldığı, akabinde 11.10.2016 tarihinde hakim huzuruna çıkarılarak tutuklandığı, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.07.2017 tarihli ve 2017/8500 Soruşturma, 2017/2531 Esas, 2017/309 İddianame sayılı iddianamesi ile; silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesi nezdinde kamu davasının açıldığı, mahkemece 13.07.2017 tarihinde iddianamenin kabulüne karar verilerek yargılamaya başlanıldığı, yapılan yargılama kapsamında davacının sorgusunun 02.08.2017 tarihli celsede yapıldığı, akabinde ikinci celsenin 22.09.2017 tarihinde yapıldığı, üçüncü celsenin 08.11.2017 tarihinde yapıldığı, dördüncü celsenin 26.01.2018 tarihinde yapıldığı, beşinci celsenin 19.02.2018 tarihinde yapıldığı ve 28.02.2018 tarihli celse de karar verildiği, bu hali ile sanığın yargılamasının altı celsede tamamlandığı, yapılan yargılama sonunda Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/123 Esas ve 2018/133 Karar sayılı kararı ile 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karar verildiği, kararın İstinaf ve Yargıtay incelemesinden geçerek 18.02.2019 tarihinde kesinleştiği, davacının yargılanmış olduğu suçun niteliği, mensup olduğu mahkeme kararları ile sabit olan örgütün yapısı, örgütün benimsediği amacı, devletin birçok kurumunda örgüt mensubu kişilerin görev almış olması dolayısıyla örgütün kemikleşmiş ve yıllara yayılmış yapısı ile ülkemizde yargılama faaliyetinin yoğunluğu nazara alındığında davacının bir günlük gözaltı süreci sonrasında kanuni süre içerisinde hakim huzuruna çıkarılmış olması, akabinde önemi ve mahiyeti tartışmaya konu dahi olamayacak bir niteliği haiz olan silahlı terör örgütüne üyelik suçlamasına konu soruşturmanın yaklaşık olarak yedi ay gibi bir sürede tamamlandığı, dosyanın, mahiyeti adliyelerin iş yükü nazara alındığında kısa bir süre içerisinde tamamlanarak kamu davasının açılmış olması, mahkemece iddianamenin kabul kararından yaklaşık olarak 20 gün sonra ilk duruşmanın yapılarak sanığın sorgu ve delillerinin toplanmış olması, akabinde beş celse daha yapılarak davacı hakkında cezalandırılmasına dair karar verilmiş olması hususları kül halinde nazara alındığında yargılamanın fiilen 221 günlük sürede tamamlandığı bu suretle davacı vekilinin davacının makul süre içerisinde hakim huzuruna çıkarılmadığı, makul süre içerisinde yargılamasının yapılmadığı bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığı şeklindeki tespitlerinin mesnetsiz olduğu, tüm ayrıntıları ile izah edilen gerek soruşturma gerekse kovuşturma sürecinin makul yargılama hususunda İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi ve T.C. Anayasasının belirlemiş olduğu ölçütler ile Anayasa Mahkemesi ve AİHM'in ölçü ve kriterlerine uygun olduğu, öte yandan davacı hakkında yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verilmeyerek cezalandırıldığı, hakkında hükmolunan cezanın ise kesinleştiği, bu itibarla davacı tatbik edilen gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma tedbirlerinin hukuka uygun olduğu ve haksız uygulama niteliğini haiz olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Akhisar Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1417, K. 2025/6157, T. 08.07.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-1417-e-2025-6157-k-e69605bd4dac