Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/10008 E. 2025/3790 K. – Haberleşmenin

Konu: Haberleşmenin Gizliliğini İhlal

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10008
Karar No
2025/3790
Karar Tarihi
Konu
Haberleşmenin Gizliliğini İhlal

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2379 E., 2022/1749 K. SUÇ : Haberleşmenin gizliliğini ihlal HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 132/3, 62/1 ve 51. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile; "...Sanığın, tarafı olduğu haberleşme içeriklerini, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan aleni bir ortamda ifşa etmemesinden - kapalı bir grupta paylaşmasından dolayı - TCK'nın 132. maddesinin 3. fıkrasında tanımlanan haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının somut olayda gerçekleşmemesi nedeni ile yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeni ile CMK'nın 223/2-(a) maddesi gereğince BERAATİNE..." dair karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin reddi ile hükmün onanması kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz istemi, sanığın beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, suç unsurlarının gerçekleştiğine, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; öğretmen olan katılan ile öğrenci velisi olan sanık arasında whatsapp uygulaması üzerinden yapmış oldukları yazışmaların ekran görüntüsünü alarak öğrenci velilerinin whatsapp grubuna gönderen sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 132/3. maddesindeki haberleşmenin gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın tarafı olduğu, içeriği itibariyle özel hayata ilişkin olmayan yazışmaların ekran görüntüsünü alarak öğrenci velilerinin bulunduğu herkese açık olmayan sınırlı sayıda kişinin bulunduğu kapalı grupta paylaşması eylemi ile atılı suçun oluşumu için gerekli olan "haberleşme içeriklerinin belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan aleni bir ortamda ifşa edilmesi" koşulunun gerçekleşmemiş olması nedeniyle haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla 5237 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmemeleri gerektiği yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, gizliliği sağlamaya özen gösterip, elverişli araçlar (internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb.) ve ortak semboller (söz, yazı, işaret vb.) aracılığıyla paylaştıkları bilgi, düşünce, duygu ve tutumlarının; özel hayata ilişkin olsun ya da olmasın, başka kişi veya kişiler tarafından, özel bir çaba gösterilerek, doğrudan veya dolaylı şekilde (zarfı açılmadan ışığa tutulan mektupta olduğu gibi), okunmak veya dinlenmek suretiyle öğrenilmesi eylemi 5237 sayılı Kanun'un 132 nci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; Anlaşılabilir olsun ya da olmasın, başkalarının haberleşme içeriklerinin kaydı, yani; yazı, ses, görüntü, özel işaretler gibi ortak sembollerin, başka bir nesne üzerine taşınarak (örneğin; ses veya görüntünün, manyetik bant üzerine, yazının başka bir kağıt, defter vb. nesne üzerine geçirilmesi, kopyasının alınması, elektronik iletinin taşınabilir belleğe veya CD'ye aktarılması gibi işlemlerle) sabitlenmesi eylemi 5237 sayılı Kanun'un 132 nci maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde; Başkalarının haberleşme içeriklerinin, ilgilisi veya ilgililerinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması eylemi 5237 sayılı Kanun'un 132 nci maddesinin ikinci fıkrasında; Haberleşme içeriklerinin, haberleşmenin muhatabı olan diğer kişi tarafından, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan aleni bir ortamda, ilgilisi veya ilgililerinin rızası dışında ifşa edilmesi eylemi 5237 sayılı Kanun'un 132 nci maddesinin üçüncü fıkrasında suç olarak düzenlenmiştir. Yukarıdaki açıklamalar ışığıda; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kaunun 304/1. maddesi uyarınca Denizli 16. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/10008, K. 2025/3790, T. 14.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-10008-e-2025-3790-k-3affa3153eee