Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9961 E. 2025/2612 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9961
- Karar No
- 2025/2612
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3405 E., 2020/567 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 6.470,53 TL maddi ve 18.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine maddi tazminat miktarının 10.346,60 TL, manevi tazminat miktarının 65.000,00 TL ve vekalet ücretinin 5.450,00 TL olarak belirlenmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalı vekilinin temyiz istemi ; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. Davacı vekilinin temyiz istemi; davacının haksız gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma nedeniyle uğradığı zararları karşılamaya yetecek bir miktar olmadığına, maddi tazminatın yanlış hesaplandığına, bu nedenle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/19844 soruşturma, 2018/70753 Karar sayılı soruşturma dosyasında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme suçlarından 17.07.2016-20.07.2017 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, akabinde 26.07.2016-02.05.2017 tarihleri arasında 280 gün tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 03.10.2018 tarihinde hakkında kovuşturmaya yer olmaıdğına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, gözaltı ve tutukluluk tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, 24.08.2016 tarihinde görevinden ihraç edilmiş olması nedeniyle eylül 2016 tarihinde aldığı maaşının 2/3lük kısmının hesaplanan gelir kaybından bilirkişi raporu doğrultusunda mahsup edilerek maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, ayrıca davacının sosyal ve ekonomik durumuna göre elde edeceği parasal değer, sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet verilmemesi yine davacının gözaltına alındığı ve tutuklandığı suçlardan herhangi bir dava açılmadan doğrudan takipsizlik kararı verilmesi nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvuruları üzerine; davacının 24.08.2016 tarihinde meslekten ihraç edilmesi nedeniyle 15.09.2016-02.05.2017 tarihleri arasında net asgari ücret üzerinden hesaplanan 10.346,60 TL'nin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiği ve eksik manevi tazminata hükmedilmesi nedeniyle manevi tazminatın 65.000,00 TL ve vekalet ücretinin de 5.450,00 TL'ye yükseltilmesi ile düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin tüm ve davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Davacı vekilinin dava dilekçesinde haksız arama ve el koyma nedeniyle de tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmakla;; arama ve el koymaya ilişkin tutanakların denetime elverişli onaylı suretlerinin dosya içerisine alınarak, el konulan eşyaların iade edilip edilmediği, edilmiş ise tarihi ve varsa zararın net bir şekilde belirlenerek, davacının bu talepleri yönünden tazminat isteme koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin gerekçeli kararda açıkça bir değerlendirme yapılmadan yazılı şekilde eksik inceleme ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, 2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, 3.Davacının 17.07.2016-20.07.2016 tarihleri arasında 3 gün gözaltında, 26.07.2016-02.05.2017 tarihleri arasında ise 280 gün tutuklu kaldığı gözetilerek, her bir dönem için ayrı ayrı manevi tazminat akdiri ve faiz başlangıcının ilişkin olduğu döneme göre tespiti gerekirken, gözaltı ve ve tutukluluk sürelerinin tamamı üzerinden manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemle yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.03.2025 tarihinde karar verildi.