Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9907 E. 2023/3864 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9907
- Karar No
- 2023/3864
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/86 E., 2016/106 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat KARAR : Kısmi kabul TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Mahkemece kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten önceki 427 nci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Davacı 11.04.2016 tarihli dava dilekçesinde özetle, uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan hakkında kamu davası açılan Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/1015 soruşturma sayılı dosyasından gözaltına alındığını ve atılı suçtan tutuklandığını, hakkında Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne açılan kamu davası sonucu yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiğini beyan ederek tazminat talebinde bulunmuştur. Davacının dava dilekçesinde tazminata ilişkin talebinde neticei talebin net olmaması nedeni ile kendisine süre verilmiş, verilen süre içerisinde göndermiş olduğu dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından yanlış karar verilmesi nedeni ile maddi ve manevi olarak zarara uğradığını bu sebeplerden dolayı 500 bin TL maddi tazminat talebinde bulunduğu, ayrıca iki adet künye, iki adet bayan zinciri, 87 adet çeyrek altın, 2 adet Cumhuriyet altını, 3 adet 23 gramlık altın bilezik, 15 adet yarım altın, 3000 TL nakit para, ayrıca 5000 TL de vekalet ücreti olmak üzere maddi kayba uğradığını belirterek maddi ve manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. 2. 24/05/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını ve zamanaşımına uğramış olduğunu, tutuklu kalınan süre ve davacının sosyal-ekonomik durumuna, gözaltı ve tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3. Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2016 tarihli ve 2016/86 Esas, 2016/106 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 4. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 06.12.2021 tarih, 2021/14425 sayılı teblignamesi ile ''manevi tazminat miktarının az olduğu'' gerekçesi ile hükmün bozulması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Davacının temyiz talebi; hükmedilen tazminat miktarının az olduğuna, zararının karşılanmadığına ilişkindir. 2.Davalı vekilinin temyiz talebi; tazminat miktarlarının fahiş olduğuna, davacının tutuklu kaldığı sürenin başka suçtan mahsup edildiğine ilişkindir. III. DAVA KONUSU Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2016 tarihli ve 2016/86 Esas, 2016/106 Karar sayılı kararının gerekçesinde; ''... Davacının yargılamaya konu haksız yere hürriyetinin kısıtlandığı sürelerin mahkememizin 2015/18 Esas, 2015/61 Karar sayılı dosyası üzerinden verilen hükümlerden mahsubuna karar verildiği gözetildiğinde davacının maddi zararının mahsup yoluyla giderildiği ama davacının haksız yere hürriyetinden yoksun kaldığının da sabit olduğu anlaşıldığından davacı lehine gelir kaybı nedeniyle takdiren 1.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesinin ölçülü olduğu, ayrıca davacının beraat ettiği Burhaniye 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/307 Esas, 2015/287 Karar sayılı dosyasında kendini vekaletnameli vekil ile temsil etmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, davacıya yargılandığı Burhaniye 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/307 Esas, 2015/287 Karar sayılı dosyasında gerekçeli kararın verildiği 08/12/2015 tarihi itibari ile yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gözetilerek 3.000,00 TL vekalet ücretininde ödenmesine karar verilmesinin gerektiği nazara alınarak, toplam 4.000,00 TL maddi tazminatın davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacının manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; ...Davacı 500,000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, davacının haksız olarak tutuklulukta geçirdiği süre, davacının sosyal ve ekonomik durumu ve manevi tazminatın zenginleşmeye gerek olmaması yönündeki hukuk ilkesi, davacının hürriyetinin haksız yere kısıtlandığı sürelerin tutuklandığı suç ile aynı mahiyette olan ve kesinleşmiş başka mahkümiyetinden mahsubuna karar verilmiş olması da nazara alınarak, davacı lehine takdiren 1.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun düşeceği değerlendirilmiş, bu miktarın davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin ise reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.'' denilmiştir. IV. GEREKÇE Tazminat talebinin dayanağı olan Burhaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/307 Esas, 2015/287 Karar sayılı dosyası kapsamında ''Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama'' suçundan 26.02.2008-28.02.2008 tarihleri arasında gözaltında, 05/03/2008-25/11/2008 tarihleri arasında tutuklu olarak toplam 267 gün kaldığı, yapılan yargılama sonunda 08/12/2015 günlü oturumunda davacı hakkında beraat kararı verdiği ve bu kararında 16/12/2015 tarihinde kesinleştiği, davacının tutuklu kaldığı sürenin tamamının davacının kesinleşmiş cezası bulunan Burhaniye 2. Ağır Ceza mahkemesinin 08.04.2015 tarihli 2015/18 Esas, 2016/61 Karar sayılı dosyasından mahsup edildiği anlaşılmıştır. 1.Tebliğname Yönünden; Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve bu sürenin davacının kesinleşmiş başka bir cezasından mahsup edildiği gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir manevi tazminat tayin edildiği anlaşılmakla tebliğnamede bu konuda bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. 2. Davacının temyiz talebi yönünden; Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve bu sürenin davacının kesinleşmiş başka bir cezasından mahsup edildiği gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul maddi ve manevi tazminat tayin edildiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir. 3. Davalı vekilinin temyiz talebi yönünden; A. Tazminat miktarları yönünden; Davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve bu sürenin davacının kesinleşmiş başka bir cezasından mahsup edildiği gözetilmek suretiyle, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul maddi ve manevi tazminat tayin edildiği anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmelidir. Anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretine hükmedilmemesinin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından, hükümde davacı lehine maddi tazminat kapsamında 3000 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde 3-B nolu bentte açıklanan nedenle Burhaniye 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.06.2016 tarihli ve 2016/86 Esas, 2016/106 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi.