Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9813 E. 2025/2988 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9813
- Karar No
- 2025/2988
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1811 E., 2020/123 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, temyiz isteminin reddi Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 16.256 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminatın 31.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 8.333,96 TL maddi, 26.000,00 TL manevi tazminatın 31.03.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın 7.675,20 TL'ye, manevi tazminatın 15.000,00 TL'ye düşürülmesi suretiyle ve değişen vekalet ücreti bakımından düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına, davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminatın düşürülmesinin hatalı olduğuna, İlk Derece Mahkemesince davacının tutuklanması nedeniyle yapmış olduğu harcamalar, yoksun kaldığı harcırah ödemeleri ve faizleri bakımından yapılan maddi tazminat hesaplamasının isabetli olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın çok eksik olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/227 Esas-2018/140 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 16.05.2017-27.10.2017 tarihleri arasında 164 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, beraat kararının 31.03.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen beraat kararının davacıya 06.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olduğu; silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan 16.05.2017-27.10.2017 tarihleri arasında 164 gün gözaltında ve tutuklu kalan davacı lehine İlk Derece Mahkemesince 8.333,96 TL maddi, 26.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi üzerine kararın davacı vekili ve davalı vekilince istinaf edilmesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminatın 7.675,20 TL'ye, manevi tazminatın 15.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi nedeniyle, kabul edilen toplam 22.675,20 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile kabul edilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davacının görevden uzaklaştırıldığı döneme ilişkin maaşından yapılan kesintilerin ve görevden ihraç edildiği tarihten göreve iade edildiği tarihe kadar ödenmeyen maaşlarının göreve iade edilmesinin ardından geriye dönük olarak ödendiğinin anlaşılması karşısında maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken; İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat kapsamına dahil edilmemesi gereken kalemler üzerinden yapılan hesaplama ile, Bölge Adliye Mahkemesince ise asgari ücret üzerinden yapılan hesaplama ile maddi tazminata hükmolunması temyiz edenin sıfatı doğrultusunda bozma nedeni yapılmamıştır. Mahkemesince davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin başka bir cezasından mahsup edilip edilmediği ve tutuklama müzekkeresinin infaz edilip edilmediği ilgili Ceza İnfaz Kurumundan sorulmak suretiyle tespit edilmeksizin hüküm kurulmuş ise de; UYAP üzerinden yapılan incelemede davacının adli sicil kaydında mahsuba esas bir mahkumiyetinin bulunmadığı ve kişi cezaevi bilgileri sorgusunda tutuklama müzekkeresinin infaz gördüğü tespit edilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.03.2025 tarihinde karar verildi.