Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9779 E. 2025/5676 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9779
Karar No
2025/5676
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1745 E., 2020/427 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılması ile sanığın mahkumiyetine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın kusurlu olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, kusurun ölen yayaya ait olduğuna, sanığın tali derecede dahi kusurlu bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, yasal engel bulunmamasına rağmen lehe hükümlerin, erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 18:45 sıralarında, sanık ...'ın idaresindeki kamyonet ile meskun mahalde, 7.2 metre genişliğinde, aydınlatmanın olmadığı, asfalt kaplama, düz ve eğimsiz, tek yönlü bölünmüş yolda, kuru zeminde, açık havada, gece vakti Ereğli istikametinden Karaman istikametine seyri sırasında olay mahalli kavşağa yaklaştığında, yoldan karşıya geçmekte olan yaya ...’a aracının sol ön kesimleriyle yol üzerinde çarpması sonucu yayanın ölümü ile neticelenen olayda, kabul edilen oluş şekline göre ölenin tam kusurlu olup olay gelişimindeki anilik olgusu nedeniyle sanığa tali düzeyde de olsa kusur yüklenemeyeceği kabul edilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, sanığın gece vakti, bölünmüş yolda seyri sırasında aydınlatmanın olmadığı olay mahalline geldiğinde, yola gereken dikkatini vermemiş, hızını gece far ışığı altındaki görüşüne göre ayarlamamış olması nedeniyle kusurlu olduğu kanaatine varılmakla, İlk Derece Mahkemesinin dosya ile uyumlu olmayan gerekçeler ile sanığın beraatine karar vermesi yerinde görülmemiş, sanık hakkında TCK'nın 85/1. maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Oluş, dosya kapsamı, sanığın tali kusurlu olduğuna ilişkin olarak birbiri ile uyumlu görüş bildiren 28.03.2017 tarihli trafik bilirkişi raporu ile 10.08.2017 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporu bir arada değerlendirildiğinde sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla tebliğnamenin ilk bozma görüşüne, ayrıca sanığın kaza tarihinden hüküm tarihine değin, katılanların zararlarının karşılanmasına ilişkin bir girişimde bulunulmadığı, katılan vekilinin Bölge Adliye Mahkemesinde alınan beyanlarında şikayetçi olduklarını ve sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ettiği görülmekle, sanığa zarar giderimi için süre verilmemesine rağmen zararın giderilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkin ikinci bozma görüşüne iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9779, K. 2025/5676, T. 25.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9779-e-2025-5676-k-fb87510377c0