Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/9542 E. 2025/1964 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9542
Karar No
2025/1964
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3004 E., 2020/412 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız yargılama, gözaltı, tutuklama nedeniyle 60.000,00 TL maddi, 80.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faiz talebinin kısmen kabulü ile 6.889,83 TL maddi, 18.375,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın fazla olduğundan 10.000,00 TL olması gerektiğini ve buna göre değişen vekalet ücretinin 2.026,00 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; müvekkilinin tutuklanmadan önce ailesi ile birlikte tarım işi yaptığını, kanacını dava dosyasına sunmasına rağmen, maddi tazminatın eksik hesap edildiğini, ceza evi masraflarının tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında ödenmesi gerektiğini, dinlenen tanık beyanları doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini, hükmedilen tazminatların eksik olduğunu, belirtmiştir.

III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Aydın 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/383 Esas, 2018/13 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 26.07.2017 tarihinde 1 gün, 02.08.2017 - 28.12.2017 tarihleri arasında 148 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde beraatine karar verildiği, kararın 23.01.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile 06.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir. Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tebliğnamedeki tazminat miktarının eksiltilmesinin ve artırılmasının duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin ceza evi masraflarının tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin maddi zarar kapsamında ödenmesi gerektiğine, hükmedilen maddi tazminatın eksik olduğuna ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

24.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9542, K. 2025/1964, T. 24.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-9542-e-2025-1964-k-c9da33a29aaa