Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8980 E. 2024/6374 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8980
Karar No
2024/6374
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/214 E., 2020/187 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız yargılama, gözaltı, tutuklama nedeniyle 200.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faiz talebinin kısmen kabulü ile 8.764,80 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili, davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın eksik olduğundan toplam 9.967,80 TL olması gerektiği ve buna göre değişen vekalet ücretinin 2.396,13 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; tazminat taleplerinin değerlendirilmediğini, haksız tutuklanması nedeniyle okulunun uzadığını, sınava giremediğini, üniversite harç ve giderleri nedeniyle zarar ettiğini, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin ödenmesi gerektiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Bilecik Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/4568 Soruşturma, 2019/1134 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.06.2017 - 22.01.2018 tarihleri arasında 214 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama neticesinde 17.05.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması, 2- Davacı vekili tarafından davacının kendisini vekil ile temsil ettirmesi nedeniyle vekalet ücretinin maddi tazminat kapsamında talep edildiği, davacı hakkında 17.05.2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ancak karar da vekilden bahsedilmediği anlaşılmakla; davacı vekili tarafından tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma sırasında davacının vekil ile temsil edilip edilmediği, edilmiş ise baro tarafından atanan bir müdafii ile mi yoksa iradi bir vekil ile mi temsil edildiği araştırılarak, davacının iradi bir vekil ile temsil edildiğinin tespit edilmesi halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti miktarının maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/8980, K. 2024/6374, T. 18.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-8980-e-2024-6374-k-25e9b7a5bc77