Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8893 E. 2024/5538 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8893
- Karar No
- 2024/5538
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2472 E., 2020/232 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 70.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 8.660,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının ve davalı vekilinin istinaf başvurularının hükmedilen maddi tazminat miktarının 8.725,25 TL'ye yükseltilmesi, manevi tazminat miktarının 15.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/117027 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 10.08.2016-23.02.2017 tarihleri arasında 197 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 21.05.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 26.06.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen maddi tazminat miktarının az, manevi tazminat miktarının fazla olduğu gerekçesiyle düzeltilerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1.Tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında davacının kendisini özel vekil ile temsil ettirip ettirmediği araştırılarak; özel vekil ile temsil edilmiş ise, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekâlet ücreti olan 660,00 TL'nin kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihten itibaren işleyecek faizi ile maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi, özel yetkili vekil ile temsil edilmediğinin tespiti halinde bu talebe yönelik maddi tazminatın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2.Davacı vekilinin talep ettiği tazminat miktarlarına gözaltına alınma tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunduğu, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarına gözaltı tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması belirtilmesine rağmen gözaltı tarihi olarak tutuklama tarihinin gösterilmesi suretiyle çelişkiye düşülmesi, 3. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin emyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.