Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8865 E. 2024/5331 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8865
- Karar No
- 2024/5331
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1818 E., 2020/77 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı, tutuklama, arama ve el koyma nedeniyle 500.000,00 TL maddi, 750.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 16.451,88 TL maddi, 25.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın faizinin 30.10.2016 tarihinden, manevi tazminatın ise 20.09.2016 tarihinden başlaması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün kesin olduğundan reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; yerel mahkemece eksik araştırma ve inceleme yapıldığını, müvekkilinin zorunlu emekliliğe ayrıldığını, arama ve el koymanın hukuka aykırı olduğunu, ceza evi masrafları ve ailesinin ziyaretleri nedeniyle yapılan masrafların karşılanması gerektiğini, ek ödemelerin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğini, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın kanunda belirtilen tazminat davası koşullarını oluşmadığını, davanın süresinde açılmadığını, davanın reddi gerektiğini, hükmedilen tazminatın fazla olduğunu, bölge adliye mahkemesinin faiz düzeltme kararının hatalı olduğunu, belirtmiştir. III. DAVA KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Balıkesir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/416 Esas - 2018/615 Karar sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 20.09.2016 - 25.10.2017 tarihleri arasında 400 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda davacının beraatine hükmedildiği, hükmün 28.12.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile 14.01.2019 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, aynı konuyla başkaca da bir dava açılmadığı, gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürenin başka dosyadan mahsup edilmediği, her ne kadar davacı tarafından cezaevinde kendisi ve ailesinde yapılan masraflarda maddi tazminat olarak talep edilmiş ise de, tutukluluk sürecinin doğal zorlukları olduğu gözetildiğinden bu talebin manevi tazminat talebi içinde değerlendirilmesi gerektiği, davacının ihraç edilene kadar devlet memuru olup maaş almış olduğu, bu maaşlarda tutuklu olduğu için kesinti olduğu bu kesintiyi talep ettiği görülmekle, bu kesintinin idari yargının konusu olduğu, davacının emekli olduktan sonraki dönemdeki taleplerinin ise ihraç edildikten sonra emekli olması nedeniyle maddi tazminat olarak değerlendirilemeyeceği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz başvuru dilekçesinin kendisine tebliği üzerine katılma yolu ile temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmış olup, tebliğnamedeki temyiz kesinlik sınırı ve hükmedilen tazminat miktarı nedeniyle hükmün davalı bakımından kesin olduğundan bahisle ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminatın fazla olduğuna ve sair temyiz sebeplerine, davacı vekilinin ceza evi masrafları ve ailesinin ziyaretleri nedeniyle yapılan masrafların karşılanması gerektiğine, ek ödemelerin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine ve sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, 2- 5271 Sayılı Kanunun 141/1-j bendinde "Eşyasına veya diğer mal varlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde el konulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer mal varlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,...." kişilerin tazminat isteyebileceklerinin hüküm altına alındığı, davacının dava dilekçesiyle cep telefonuna ve bilgisayarına el konulmasına rağmen iade edilmediğinden bahisle de tazminat talep ettiği anlaşılmakla, el konulan eşyaların davacıya iade edilip edilmediği araştırılarak iade edilmemesi halinde davacının bu konuda maddi bir zararı olup olmadığı tespit edildikten sonra bu hususta da tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı hakkında değerlendirme yapılması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, 3- Memur iken 29.10.2016 tarihinde meslekten ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.11.2016 tarihi ile tahliye tarihi olan 25.10.2017 tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen 15.718,41 TL maddi tazminatın 15.11.2016 tarihinden faizi ile birlikte maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken fazla hesap edilmesi ve faizi hatalı belirlenmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2024 tarihinde karar verildi.