Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8840 E. 2024/5266 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8840
Karar No
2024/5266
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1643 E., 2019/991 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, Onama Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 400.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 600,00 TL maddi tazminatın kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden, 8.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın fazla olduğundan 5.000,00 TL olması gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün kesin olduğundan reddine, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz istemi; haksız tutuklama nedeniyle her yıl düzenli aldığı zammı, primi alamadığını, sosyal yardım alamadığını, haksız yargılama nedeniyle işinden olduğunu, tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücretinin ödenmesi gerektiğini, hükmedilen tazminatların eksik olduğunu, Davalı vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, idarenin kusurunun bulunmadığını, davacının sebeplerini belirtmediğini, maddi tazminatın reddi gerektiğini, manevi tazminatın fazla olduğunu, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, belirtmiştir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/12445 Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, davacının rüşvet almak ve vermek suçundan 07.01.2014 - 26.03.2014 tarihleri arasında 78 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 24.08.2016 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ yapılmadığını, davanın 5271 sayılı Kanunun 142/1. Maddesinde belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı, davacının mükerrer tazminat davasının olmadığı, gözaltı ve tutuklu kalınan sürelerin infaz edildiği, gözaltı ve tutuklu kalınan sürelerin mahsup edilmediği, davacının kamu emeklisi olduğunu, davacının gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre boyunca işyeri tarafından sigortalı gösterildiği, maaşlarının ödendiği davacının maddi kaybının bulunmadığı ve davacının işten çıkışının 31.07.2014 tarihinde yapıldığı, davacının gözaltı ve tutuklulukta kalması ile davacının Limser firmasından çıkışından sonra daha düşük maaşlı işlerde çalışması arasında da illiyet bağı tespit edilemediği, davacı hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği 02.07.2016 tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde yazılı ceza soruşturma evresinde takip edilen işler için belirlenen 600,00 TL vekalet ücreti miktarının maddi tazminat kapsamında kovuşturmaya yer olmadığı kararı tarihi olan 02.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının gözaltına alındığındaki SGK kayıtlarına ve Limser Firması maaş bordrolarına yansıyan ekonomik durumu ve sosyal statüsü, gözaltı ve tutuklulukta kaldığı süre, uğradığı haksızlığın derecesi, günün ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, hükmedilecek miktarın davacının ekonomik durumu itibariyle zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde hak ve nefaset kurallarına uygun makul ve makbul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerektiği hususu da gözönünde bulundurularak davacının manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verildiği ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacının istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olduğu ve rüşvet almak ve vermek suçundan 07.01.2014 - 26.03.2014 tarihleri arasında 78 gün gözaltında kalan davacının 400.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 600 TL maddi, 8.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda 8.000,00 TL manevi tazminata hükmedilerek düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmesi nedeniyle kabul edilen toplam 5.600,00 TL tazminata ilişkin hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE; B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/8840, K. 2024/5266, T. 14.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-8840-e-2024-5266-k-810f47f5dce7