Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/8520 E. 2024/4761 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/8520
Karar No
2024/4761
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3536 E., 2019/4782 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan ret

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a bendi uyarınca davalı açısından kesin olduğu belirlenmiştir.

6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki davacı vekilinin temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 40.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.500,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının hükmedilen manevi tazminat miktarının 2.500,00 TL'ye yükseltilmesi ve faiz başlangıç tarihinin düzeltilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; gözaltı tarihinde hata yapıldığına, maddi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının fazla olduğuna, ilişkindir.

III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/134281 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.09.2016-04.10.2016 tarihleri arasında 12 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 09.08.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı ve gözaltı süresinin mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğu ve faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğu gerekçesiyle düzeltilerek esastan ret kararı verildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE VE KARAR 1- Davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 58.800,00 TL olduğu ve davacı lehine hükmedilen tazminat miktarının 2.500,00 TL olması nedeniyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; Davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 24.11.2016 tarih ve 6763 sayılı Kanunun 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve hükmedilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. Maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

2- Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin maddi ve manevi tazminata temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Davacının 22.09.2016 tarihinde gözaltına alınmasına ve davacı vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği tazminat miktarlarına gözaltı tarihinden itibaren yasal faiz talebinde bulunmasına rağmen gözaltı tarihinin 26.09.2016 olarak kabul edilmesi,

Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-f maddesi gereği hükmün ikinci (2.) fıkrası tamamen çıkarılarak yerine "Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.500,00 TL manevi tazminatın davacının göz altına alındığı 22.09.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 14. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/8520, K. 2024/4761, T. 30.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-8520-e-2024-4761-k-1182c49cd21d