Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/783 E. 2024/7776 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/783
Karar No
2024/7776
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/183 Esas, 2016/518 Karar SUÇ : Taksirle öldürme, Yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c.maddesi uyarınca beraatlerine, yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c. maddesi uyarınca beraatlerine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca taksirle öldürme suçundan verilen beraatlerine ilişkin hükme ilişkin onama ve yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçundan verilen beraatlerine ilişkin hükme ilişkin bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; suçun hukuki nitelendirmesinde yanılgıya düşüldüğüne, sanıkların kasten adam öldürme suçundan cezalandırılması gerektiklerine ve olay yerini terk etmeleri nedeniyle hukuken sorumluluklarının olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanıklar ..., ..., ... ve ölen ...'ın birlikte uyuşturucu madde kullanmak amacıyla olay günü saat 20.00-21.00 sıralarında Sakarya Nehri kıyısına gittikleri, burada uyuşturucu madde kullandıkları sırada sanık ...'in dengesini kaybederek bir anda nehre düştüğü, sanıklar ... ve ...'in nehre düşen ...'i çıkarmaya çalıştıkları ve sonunda ellerinden tutarak ...'i nehirden kurtardıkları, tam bu sırada ölen ...'in de birden nehre atladığı/düştüğü, diğer sanıkların ...'i kurtardıkları, suda yüzen...'e çıkmasını söylediklerini ancak ölenin kıyıdan uzaklaşarak bir süre sonrada suda kaybolduğu, nehrin karşısında bulunan tanıklar ... ve ...'ın sanıkların ölene seslendiklerini ve yardım istediklerini işittikleri ve sanıkların bildirmesi üzerine yardımın gelmesi için jandarmayı aradıklarını beyan ettikleri, sanıkların iyi yüzücü konumunda olmamaları nedeniyle ölen şahsa somut tehlike unsurları gereğince zaten yardımcı olamayacakları kanaatiyle, sanıkların atılı taksirle ölüme neden olma suçunda olağan hayat akışı ölçüleri dahilinde herhangi bir şekilde kusurlu olmadıklarının kabulü ile dosya kapsamında sanıkların savunmalarını doğrulayan tanık beyanları ile sanıkların bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sonucunda ölüme neden olma eyleminde de hiçbir şekilde kasıtlı davranış göstermedikleri, tanık beyanları ile de tanıklara yardımcı olmaları içinde çağrıda bulundukları kabul edilerek her iki suç yönünden sanıklar hakkında ayrı ayrı beraatlerine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 1. Sanıklar ..., ..., ... hakkında verilen taksirle öldürme suçu bakımından verilen beraat kararına ilişkin katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dava konusu taksirle öldürme suçunda sanıkların kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla, Sakarya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 1. Sanıklar ..., ..., ... hakkında verilen yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu bakımından verilen beraat kararına ilişkin katılanlar vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 98/2. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlem 06.06.2016 tarihli mahkûmiyet kararı olup, anılan tarihten itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesinde öngörülen 8 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce 06.06.2024 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından, hükümlerin, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/783, K. 2024/7776, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-783-e-2024-7776-k-36ff06477ad0