Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/695 E. 2024/7135 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/695
- Karar No
- 2024/7135
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/289 Esas, 2016/436 Karar SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii, katılanlar vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 2 yıl 2 ay 2 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur raporlarına itiraz edildiğine, sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın asli ve tam kusurlu olduğu halde alt sınırdan az ceza verildiğine ilişkindir. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanık hakkında yasal koşulları oluşmadığı halde bilinçli taksir uygulanmak suretiyle fazla ceza verildiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 01.04.2015 günü saat 08:15 sıralarında, gündüz vakti, tek yönlü düz asfalt kaplama meskun mahal sınırları içinde yol üzerinde kavşak girişindeki yaya geçidi üzerinde, sanık sürücü ...’ın yönetimindeki ... plaka sayılı otomobil ile bölünmüş Cumhuriyet Caddesini takiben Kocakavak Kavşağı istikametinden Kaymakamlık Kavşağı istikametine seyredip, Kazova Devlet Hastanesi önündeki olay mahalli kavşağa geldiğinde, kavşağa ve girişinde bulunan yaya geçidine hız azaltarak kontrollü biçimde yaklaşmayan ve bu yaya geçidinden yola giren yayaya ilk geçiş hakkını vermeden kavşak girişinde bulunan yaya geçidi üzerinden, sol taraftan sağa geçmek için yola giren 2004 doğumlu yaya ...'ye çarpmasıyla ölümüyle sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde, kaza tespit tutanağında: sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 74.maddesini ihlal ettiğinin belirtildiği, soruşturma aşamasında trafik bilirkişisinden alınan 20.04.2015 tarihli bilirkişi raporu ile mahkemesince keşfe binaen trafik bilirkişisinden alınan 08.12.2015 havale tarihli bilirkişi raporlarında: sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a ve 74.maddelerini ihlal ederek asli kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 16.03.2016 tarihli adli raporda: sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile gündüz vakti, meskun mahalde, bölünmüş yolu takiben seyredip, olay mahalline geldiğinde, hızını ve sürüşünü mahal şartlarına göre ayarlamayıp, olay mahalli kavşağa hızla ve kontrolsüzce yaklaşarak, bu kavşak girişindeki yaya geçidinden yola giren ve ilk geçiş hakkını bırakmadığı yaya ...'ye aldığı fren tedbirine rağmen hızından dolayı duramayarak çarpması sonucu meydana gelen olayda, dikkatsiz, tedbirsiz, kurallara aykırı hareketi ile KTK'nın 52/a-b ve 74.maddeleri gereğince asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, Yerel Mahkemece, bir kişinin ölümü ile sonuçlanan trafik kazasının meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu ve sanığın aynı zamanda yaya geçidinden her an birisinin çıkabileceğini öngörebileceği ve öngörmesi gerekirken hızını buna göre uygun hale getirmesi gerekirken sanığın öngörmesi gereken ve öngördüğü neticeyi istememesine karşın gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek hız sınırlarının üzerinde araç kullanmak sureti ile kazaya sebebiyet vermesi nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin, katılanlar vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Tam kusurlu olarak bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesi gereği iki yıldan altı yıla kadar hapis cezası tayin ve takdir etmek durumunda olan İlk Derece Mahkemesince, alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak, hak, adalet ve nasafet kuralları ile dava dosyası içeriğine uygun bir ceza hükmedilmesi yerine orantılılık ilkesine aykırı biçimde temel cezanın 2 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle sanığa az ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Turhal 2.Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.12.2024 tarihinde karar verildi.