Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/6140 E. 2024/6923 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6140
Karar No
2024/6923
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/843 E., 2018/3212 K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanunun 67/1, TCK'nın 62, 53, 58 . maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Mahalli Cumhuriyet savcısının ve müşteki vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 70. cümle, 5237 sayılı TCK'nın 52/2-4, 53, 58. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay hapis, 10000. TL adli para cezası, ile mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz nedenleri; Dosyada almış olduğu cezaya temyiz talebi olduğuna ve lehine hükümlerin uygulanmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk derece mahkemesince dosyada mevcut bilgi ve belgeler değerlendirildiğinde; Kayseri 1. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2016/1973 D.İş sayılı arama ve el koyma kararı ile sanık ...'un ... Mah. 2180 Caddesi B3 Blok No:62/23 .../Kayseri adresinde yapılan arama neticesinde 47 adet sikke elde edildiği ve muhafaza altına alınarak 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 23. maddesi gereği Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'ne teslim edildiği, Kayseri İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün 03.06.2016 tarihli yazısı ile muhafaza altına alınan soruşturmaya konu eserlerin incelenmesinde, muhtelif malzeme ve ölçülerdeki sikkelerin 28 adedinin Roma Dönemi, 3 adedinin İslami Dönem, 16 adedinin ise Orta Çağ Dönemine ait olduğu ve 47 adet sikkenin 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 23. maddesinde belirtilen korunması gerekli kültür varlığı olduğunun tespit edildiği şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda; Sanık evinde yapılan arama sonucunda bulunan bu sikkelerin hurdacılık yaptığı için bir şekilde eline geçtiğini o da ne olduğunu bilmediği için sakladığını beyan ettiği, sanığın soruşturma aşamasında evinde yapılmış olan arama sonucunda çok sayıda uyuşturucu madde ve ruhsatsız silah ile birlikte suça konu olan sikkeler de ele geçirildiği, sikkelerin incelendiğinde görünüş itibariyle dahi tarihi eser niteliği taşıdıkları orta zekalı bir insan tarafından kolaylıkla anlaşabileceği kanaatine varıldığı, bu nedenle sanığın elindeki sikkelerin ne olduğunu bilmediği şeklindeki savunmalarına itibar edilmeyerek sanığın üzerine atılı suç nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından mahalli Cumhuriyet savcısının ve müşteki vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; Tüm dosya kapsamına göre: sanığın evinde yapılan aramada ele geçen sikkelerin 2863 sayılı Kanun kapsamında korunması gereken taşınır kültür varlığı olduğu ve sanığa aidiyeti hususlarında tereddüt görülmediği, sanığın kolluk tarafından alınan ve kovuşturma aşamasında da kabul ettiği beyanında, söz konusu sikkelerin babaannesinden kaldığını savunmuş, Mahkemedeki savunmasında bu eşyaları hurda olarak satın almış olabileceği yönünde de beyanda bulunduğu, 2863 sayılı Kanunun 67/1. maddesinde, kültür ve tabiat varlıklarıyla ilgili olarak bildirim yükümlülüğüne mazereti olmaksızın ve bilerek aykırı hareket edilmesi cezai yaptırıma bağlanmış olup, aynı Kanunun bildirim yükümlülüğünü düzenleyen 4/1. maddesinde, taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarını bulanların, malik oldukları veya kullandıkları arazinin içinde kültür ve tabiat varlığı bulunduğunu bilenlerin veya yeni haberdar olan malik ve zilyetlerin, bunu en geç üç gün içinde, en yakın müze müdürlüğüne veya köyde muhtara veya diğer yerlerde mülki idare amirlerine bildirmeye mecbur oldukları hüküm altına alındığı, 2863 sayılı Kanunun 70. maddesinde ise, Kanunun 24. maddesine aykırı hareket edilmesi cezai yaptırıma bağlanmış olup, aynı Kanunun 24/1. maddesinde, Devlet malı niteliğini taşıyan korunması gerekli taşınır kültür ve tabiat varlıklarının Devlet elinde ve müzelerde bulundurulmasının ve bunların korunup değerlendirilmelerinin Devlete ait olduğu, bu gibi varlıklardan gerçek ve tüzel kişilerin ellerinde bulunanların değeri ödenerek Bakanlık tarafından satın alınabileceği hüküm altına alındığı, Sanığın olayın akabinde kolluk tarafından alınan ve kovuşturma aşamasında da kabul ettiği ifade ve dosya kapsamındaki diğer delillerle birlikte değerlendirilerek samimi bulunup, oluşa esas kabul edilen savunmalarına göre, suça konu sikkelerin sanığa babaannesinden kaldığı, bulunmuş eser niteliğinde olmadıkları, bu nedenle sanığın eyleminin korunması gerekli kültür varlıklarını usulsüz bulundurma niteliğinde olduğu ve 2863 sayılı Kanunun 24. maddesi yollaması ile aynı Kanunun 70. maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu anlaşıldığından, ilk derece Mahkemesinin tarafsız bilirkişi raporu alınmaksızın eksik araştırmaya dayalı kabulü ve hatalı suç vasfı nitelemesi hukuka aykırı bulunduğundan; ilk derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, alınan bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre sanığın suçu sabit görülmekle, katılan vekilinin aleyhe istinaf başvurusu bulunduğu da nazara alınarak, eylemine uyan 2863 sayılı Kanunun 70. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2024. tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6140, K. 2024/6923, T. 28.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2021-6140-e-2024-6923-k-8bbd0ff70f61