Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5420 E. 2025/1193 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5420
- Karar No
- 2025/1193
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/2064 E., 2018/1623 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6,63. maddeleri uyarınca 4 yıl 12 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl 6 ay süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; yerel mahkemenin kararının kaldırılarak yeniden verilen hükmün bozulması gerektiğine, yerel mahkemenin adli tıp kurumundan aldığı ve bu raporu teyit eden bölge adliye mahkemesinin aldığı kusura ilişkin bilirkişi raporlarının gerekçesiz olarak karara esas alınmamasına, sanık ile ölenin eşit kusurlu kabul edilerek hüküm kurulmasına, sanığın daha az ceza almasına, teknik bir konuda raporlara itibar edilmemesine, kararın vicdanları yaraladığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 08/05/2016 günü saat 02.45 sıralarında gece vakti, aydınlatmalı, bölünmüş caddede, 2,11 promil alkollü sanık ...'un sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında olay mahalline geldiğinde yaya kaldırımı bulunan mahalde taşıt yolu üzerinde yürüyüp can güvenliğini tehlikeye sokan yaya ...'ya çarpması sonucu yayanın öldüğü olayda, sanığın yola gereken dikkatini vermesi, yolun sağ tarafında aynı istikamette yürümekte olan yayaya çarpmamak için etkili fren ve direksiyon tedbiri uygulaması gerekirken tedbirsizce çarpması nedeniyle asli kusurlu kabul edilerek sanığın TCK'nın 85/1, 22/3, 62. maddeleri uyarınca 4 yıl 12 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesince kusur oranlarını gösterir bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla duruşma açılmasına karar verilerek yapılan yargılamada; olay günü saat 02:45 sıralarında meydana gelen kazadan 3 saat 10 dakika sonra saat 05.55'de yapılan ölçümde 2,11 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın olay anında yaklaşık 2,58 promil alkollü olduğu halde aracı ile seyir halindeyken tedbirsiz ve dikkatsiz davranışı nedeniyle taşıt yolu üzerinde yürümekte olan yayaya çarparak ölümüne neden olduğu olayda; soruşturma aşamasında alınan 13/06/2016 tarihli raporda, ölen yayanın ASLİ, sanığın TALİ kusurlu, İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 27/03/2017 tarihli raporunda ise ilk raporun aksine, sanığın ASLİ, ölenin TALİ kusurlu olduğu, istinaf aşamasında alınan bilirkişi heyet raporunda ise, sanığın ASLİ, ölen yayanın TALİ kusurlu oldukları belirtilmiş ise de, suçu nitelendirme ve bilirkişi raporunun oluşa uygun olup olmadığını denetleme görevinin hakime ait olduğu gözetilerek, alınan her üç rapora da itibar edilmemiş, kaza anını gösteren görüntüler de değerlendirilerek, sanığın alkollü olarak kullandığı araçla seyir halinde iken aracının hızını aracın yük ve teknik özelliklerine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmadan seyirle yolun sağ tarafında aynı istikamette taşıt yolu üzerinde yürümekte olan yayaya çarpmadan önce etkili fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken sevk ve idaresindeki otomobille tedbirsizce çarpması şeklinde gelişen olayda, ölen ...'nın yaya kaldırımı bulunmasına karşın, gece şartlarında motorlu araçların kullandığı yolda dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde yürümekte olması nedeniyle her iki tarafında eş kusurlu olduğu kabul edilerek sanığın TCK'nın 85/1, 22/3. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Zonguldak 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.02.2025 tarihinde karar verildi.