Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/5349 E. 2025/7527 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/5349
- Karar No
- 2025/7527
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/990 E., 2018/1287 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; sanığın yolun sağ şeridinde aracıyla kontrolsüzce duraklama yaparak, arkadan seyreden araçların seyrini bozduğu ve dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile dava konusu kazanın oluşumuna asli kusurlu olarak sebebiyet verdiğine, kaza tutanağı ve bilirkişi raporunda kusurlu bulunduğuna, bilirkişi raporu ile adli tıp raporu arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğuna, işin esası yeterince incelenmeden kurulan hükmün hukuka aykırı olduğuna, usul ve yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 01.07.20 17... :15 sıralarında, alacakaranlıkta sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki çekici ve bu çekiciye bağlı yarı römork ile meskun mahal dışında, aydınlatmanın bulunduğu bölünmüş dört şeritli tek yönlü düz ve eğimsiz otoyolda Bursa istikametinden Karacabey-İzmir istikametine seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, beyanına göre aracının arıza lambasının yanması nedeniyle emniyet şeridine çekip aracını park ettiği ve aracındaki arızaya müdahale ettiği esnada, idaresindeki aracın sağ arka kısımlarına, kendisiyle aynı istikamete geriden gelmekte olan ve kontrolsüz şekilde emniyet şeridine giren sürücü ... idaresindeki otomobilin sol ön kısımlarıyla çarpması neticesinde iki kişinin öldüğü, dört kişinin yaralandığı olaya ilişkin soruşturma aşamasında alınan 11.07.2017 bilirkişi raporuna göre meydana gelen kazada ölen sürücünün asli, sanık sürücünün tali kusurlu olduğunu belirtildiği ancak kaza tespit tutanağı ve ekli basit kroki, kaza sonrası olay mahalli ve araçları gösterir fotoğrafları içerir CD, olay yeri tespit tutanağı, çekiciye ait takograf çıktısı, olay yeri inceleme raporu, sanık sürücüye tali kusur izafe edilen 11.07.2017 tarihli bilirkişi raporu eklenerek Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinden alınan bilirkişi raporunda; çekicinin arkasına bağlı römorkun arka kısımlarında kasa çerçevesi boyunca reflektif şerit bulunduğu, çekicinin emniyet şeridi üzerinde duraklamış olması, çarpma noktasının yeri, vakit alacakaranlık olması ve aydınlatma bulunması da dikkate alındığında; çekicinin mevcut şartlarda görünürlüğünün bulunduğu, bu haliyle gerisine reflektör koyup koymamasının kazada etken olmadığı, sanık sürücünün idaresindeki çekici ile aracının arıza ışığının yanması ile müdahale amacıyla olay mahallinde emniyet şeridi üzerinde durakladığı esnada, ölen sürücünün idaresindeki aracın arkadan çarpması neticesinde karıştığı kazada atfı kabil kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, bu tespitin de sanığın savunması ile uyuştuğundan mahkemece kazanın oluşumunda sanığın taksirinin bulunmaması nedeniyle beraatine karar verildiği anlaşılmıştır.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanunun 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.