Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2021/4812 E. 2025/2068 K. – Taksirle Öldürme
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4812
- Karar No
- 2025/2068
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/754 E. 2018/1479 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsubuna karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılanlar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık müdafinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine, kusur durumunun hatalı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. B.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; Ceza miktarının az olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 14.11.2016 günü saat 04.30 sıralarında 1.21 promil alkollü olan ve kanında morfin bulunan sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile ile meskun mahal dışı, bölünmüş, 110 km hız sınırının bulunduğu, aydınlatmanın mevcut olmadığı, düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, direksiyon hakimiyetini kaybederek yolda çıkarak takla atması neticesinde aracında yolcu olarak bulunanlardan ... ve ...'nun öldüğü, ...'nın hayati tehlike geçirecek, basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde, ...'nun ise basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve vücudunda 2. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, hükme esas alınan kaza tespit tutanağı ile 13.02.2017 tarihli bilirkişi raporunda; sanığın aracın hızını, aracın teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmaması ile alkollü vaziyette araç kullanması sebebiyle asli ve tam kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilen sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Edirne 1.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.