Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/982 E. 2024/2691 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/982
- Karar No
- 2024/2691
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/468 E., 2016/457 K. SUÇLAR : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, şantaj, tehdit HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Yerel mahkemece sanık hakkında kurulan hükümlerin; sanık tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel mahkemece sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 136/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, şantaj suçundan TCK'nın 107/2-1, 52/2-4, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, tehdit suçundan TCK'nın 106/1-1.cümle, 43/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın temyiz isteminin reddi ile hükümlerin onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri; eksik araştırma neticesinde hüküm kurulduğuna, atılı suçları işlemediğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına, ceza miktarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; bir dönem birliktelik yaşadığı şikâyetçinin ilişkiyi sonlandırması üzerine ilişkiye devam etmediği takdirde rezil edeceğinden bahisle şikâyetçinin annesine ve abisi olan katılana mesajlar çeken ve şikâyetçi adına sahte facebook hesabı açıp şikâyetçiye ait ve beraberlikleri dönemde çekinmiş oldukları resimleri paylaşan, şikâyetçinin abisi olan katılana tehdit içerikli mesajlar çeken sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 136/1. 107/2-1. ve 106/1. maddelerindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, şantaj ve tehdit suçlarından mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın soruşturmanın başından itibaren suça konu hesabı kendisinin açmadığına, mesajları kendisinin göndermediğine ve mesajların gönderildiği numaranın kendisine ait olmadığına dair savunmaları, katılana ait resimlerin merve.karabuber.37@ adresinden yayınladığı iddiasına karşın dosya arasında bulunan ve şikâyetçi tarafından 04.03.2013 tarihinde sunulan facebook çıktılarındaki hesabın merve.karabuber.90 olması ve suça konu mesajların atıldığı GSM numarasının tanık Fulya Gülizar Y. 'ye ait olduğunun tespit edildiği ve tanığın dosyanın taraflarını tanımadığına ve söz konusu numarayı kimin kullandığını bilmediğine dair anlatımı karşısında; suça konu GSM hattının takılı olduğu cihaza ait imei adresinin tespit edilerek bu imei adresli cihazda sanığa ait GSM numarası kullanılıp kullanılmadığı, kimlere ait numara kullanıldığı tespit edilip gerektiğine tanık olarak dinlenilerek sanık ile bağlantılarının olup olmadığının tespit edilmesi, sanığa ait dijital materyaller üzerinde usulüne uygun alınacak arama kararına istinaden arama yapılarak suça konu facebook hesabına erişim yapılıp yapıldığı ve şikâyetçiye ait verilerin bulunup bulunmadığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edildikten sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; Dosya arasında bulunan şikâyetçiye ait resimlerin şikâyetçinin başkalarının bilmesini ve görmesini istemeyeceği özel hayat kapsamında olması nedeniyle sanığa isnat edilen eylemin 5237 sayılı TCK'nın 134/2. maddesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfından yanılgıya düşülerek yazılı şekilde aynı Kanun'un 136/1. maddesinde düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan hüküm kurulması, Hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile değişik CMK'nın 253/1-b bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve TCK'nın 106/1-1. cümlesinde tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanun'un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilip, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle Afyonkarahisar 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.05.2024 tarihinde karar verildi.