Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12408 E. 2024/8090 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/12408
- Karar No
- 2024/8090
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/160 E., 2016/81 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 51/1-8, 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl 8 ay süre ile denetim süresi belirlenmesine, 3 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanığın temyiz sebepleri; kararın kanun ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; mahkûmiyet kararının yasada öngörülen alt sınırdan tayin edilmesinin kanun ve hukuka aykırı olduğundan bozmayı gerektirdiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 18:30 sıralarında hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararı kesinleşen temyiz dışı katılan sanık sürücü ...'nin sevk ve idaresindeki kamyonet ile Tuzla mahallesi istikametinden seyri sırasında, olay mahalli kontrollü dört yönlü kavşağa geldiğinde, kendisine hitap eden "Yol ver" levhasını dikkate almadan kontrolsüzce kavşağa girmesi sonucu, aracının sol ön teker ve kapı kısımları ile, solundan gelerek seyreden sanık sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki otomobilin ön kısımları ile kavşak içinde sol şeritte çarpışmaları sonucu, sürücü ...'nin aracında yolcu olarak bulunan eşi ...'nin öldüğü, katılan sanık ...'nin hayati tehlike geçirecek şekilde, kızı katılan ...'nin ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığının 16.12.2014 tarihli raporuna göre, sanığın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu kabul edilmiş ve Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 51/1-8, 53/6. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 1 yıl 8 ay süre ile denetim süresi belirlenmesine, 3 ay süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Mahkemece tali kusurlu kabul edilen sanık hakkında tayin edilen ceza miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.10.2020 tarihli ve 2017/12-833 Esas, 2020/415 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "suçun işlenmesinde kullanılan araçlar" ve (g) bendindeki "failin güttüğü amaç ve saik" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, gösterilen diğer gerekçelere göre hükme etki edecek nitelikte olmadığı tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş olup, mahkemece tali kusurlu olduğu kabul edilmesine rağmen, gerekçeli karar içeriğinde sanığın tam kusurlu olduğu yazılmış olmasının mahallinde düzeltilmesinin olanaklı olduğu kabul edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla; Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin kararında sanık ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ile katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.