Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12383 E. 2024/7726 K.

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2020/12383
Karar No
2024/7726
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/709 E., 2016/476 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1-8. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 2 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık müdafinin temyiz sebepleri; kusur tespitine, sanığın kusurunun bulunmadığına, ölenin asli ve tek kusurlu olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B. Katılan vekilinin temyiz sebepleri; tayin edilen cezanın kusurlu bulunan sanık için adeta ödül gibi olup kabulünün mümkün olmadığına, olayın değerlendirilmesinde her ne kadar taksirle ölüme neden olmadan ceza verilmiş ise de büyük bir aquaparkta cankurtaran görevlisi bulundurmayan işletmeci sanığın böylesi bir olaydaki kusuru taksir değil ancak olası kast ile değerlendirilebileceğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, verilen ceza kaybedilen bir hayatın karşılığında caydırıcılıktan uzak olduğu gibi erteleme ile adeta ödül niteliği haline de gelmiş olduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü ölen ...'nın arkadaşları ile beraber sanığın yetkilisi ve işletmecisi olduğu tesise saat 13:00 sıralarında geldikleri, ölen ve yanında arkadaşlarının tesiste yemek yedikleri, saat 14:00 sularında tesis içinde aşağıda bulunan havuz başına gittikleri, ölenin tesis içinde bulunan en büyük havuza arkadaşı ile beraber girdiği, dosyadaki fotoğraflardan ve kamera kayıtlarına göre, ölenin havuza girdikten sonra bir müddet çırpındığı ve daha sonra çevredekilerin öleni farketmesi üzerine ölene müdahale ettikleri, havuzun kenarına çıkardıkları, yapılan müdahaleye rağmen ölenin kurtulamayarak suda boğulma nedeniyle öldüğü, mahkemece hükme esas alınan ve soruşturma aşamasında alınan 20.10.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre; sanık ...'ın yüzme havuzunda yeterli denetim ve gözetimi yaptırmadığı, sağlık, güvenlik ve gözetim hizmetlerinin yeterli şekilde yerine getirilip getirilmediğini denetlemediği, yüzme havuzunda boğulma ve kaza oluşumunu önleyecek tedbirleri aldırmadığı, can güvenliğini sağlayıcı görevli bulundurmadığı, havuz çevresinde ikaz levhası, can yeleği, can simidi bulundurmadığı, tüm bu hususları iş yeri uygulamasına dönüştürmediğinden kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilmiş ve Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 51/1-8. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, tayin edilen cezanın ertelenmesine, 2 yıl süre ile denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 5271 sayılı CMK'nın 231/11. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların denetim süresi içerisinde sanığın yeniden kasıtlı bir suç işlenmesi halinde açıklanacağının düzenlenmesi ve atılı suçun taksirli bir suç olması karşısında, sanığın adli sicil kaydında bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın yeniden ele alınması amacıyla ihbarda bulunulamayacağının gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan "Sanığın adli sicil kaydında yer alan açıklanması geri bırakılan hükümle ilgili karamürsel ASCM nin 2012/216 esas sayılı dosyasından ihbarda bulunulmasına" ibarelerinin hükümden çıkarılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/12383, K. 2024/7726, T. 18.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2020-12383-e-2024-7726-k-6499f24ef1fb