Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12329 E. 2025/5421 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/12329
- Karar No
- 2025/5421
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/675 E., 2016/564 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin katılanlar vekili ve sanık ... müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme sonucu verilen usul ve Yasaya aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkin süre tutum dilekçesi ile kararı temyiz etmiştir. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; sanığın atılı suç işlemediği ortaya çıktığı halde CMK'nın 223/2-b maddesi yerine CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesine, sanık ... hakkında suç duyurusunda bulunulmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 21/05/2014 günü Ezine İlçesi ... Köyü ... mevkiinde bulunan ve sanık ... tarafından kullanılan 58 numaralı yazlığın bitişiğinde, kadastro tutanaklarına göre deniz kumsalı sınırları dahilinde kalan yoldan sahile inen beton merdivenlerin tadilatının yapıldığı sırada ...'ın göçen beton merdiven bloğunun altında kalarak öldüğü, soruşturma kapsamında inşaat mühendisi ve iş güvenliği uzmanından alınan bilirkişi raporuna göre; sanık ...'ün tali kusurlu olduğu, sanık ...'ın ise asli kusurlu olduğu belirtildiği, bu itibarla sanıklar hakkında taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet verdikleri iddiasıyla kamu davası açıldığı, dosya kapsamı değerlendirildiğinde sanık ... ve annesi tanık ...'ın 23 Nisan tatilini geçirmek üzere 19.04.2015 günü Ezine İlçesi ... Köyü ... Mevkiinde bulunan yazlıklarına geldikleri, tanık ... ve sanık ...'in beyanları ile sabit olduğu üzere yazlığa geldikleri gün maktul ... ile maktulün babası ...'ın tanık ...'dan kumsala inmek için kullandıkları merdivenin dalgalardan zarar gördüğünü belirterek ...'dan maddi yardım istediği, tanık ...'in de bu teklifi kabul ettiği, dalgalardan zarar gören merdivenin tamir edilmesi hususunda anlaştıkları, Sanık ...'ün tanık ...'ın teklifi üzerine yazlık bahçesinde budama işiyle meşgul olduğu, olay gününden bir gün önce bahçedeki budama işini bırakıp sanık ... ve annesi ...'in ikamet ettiği yazlığın balkonunda çay molası verdiği, bu sırada tanık ...'ın maktul ve babası ... ile görüştüğünü beyan ederek sanık ...'ten bir taş ustası çağırmasını istediği, sanığın taş ustası olan ... isimli şahsı çağdırdığı, maktul ...'nın da o sırada oraya geldiği, tanık ...'in sanık ...'ten merdiven taşlarının taşınmasında yardımcı olmasını istediği, bu konuşmalar yaşandığı sırada sanık ...'ın ara ara yazlığın balkonuna çıkarak annesi ... ve misafirlerine çay ikramında bulunduğu, Olay sabahı sanık ..., maktul ... ve tanık ...'in birlikte tamir dilecek merdivenin yanına gittikleri ve sanık ... ile maktul ...'nın merdiven yapımında kullanılacak çakıl taşlarının geleceği yeri temizledikleri, taşların gecikmesi üzerine Sanık ...'in taşların nakliyesi yapacak ... isimli şahsı cep telefonuyla arayıp nerede olduğunu sorduğu, bir süre konuştuktan sonra telefonu tanık ...'ın aldığı, telefondaki şahsın çeşitli mazeretler ileri sürüp gelemeyeceğini söylemesi üzerine tanık ...'in işi iptal ettiklerini söyleyerek telefonu kapattığı, bu sırada maktul ...'ın da tüm bu konuşulanları duyduğu, işin iptal edilmesi sonrasında maktul ...'nın kumsalda kaldığı, tanık ... yazlığa çıktığı, sanık ...'in ise budama işlerine devam etmek üzere yazlığın bahçesine çıktığı, Bir süre sonra tanık ...'in yazlıkta bulunan kızı sanık ...'den bağ makasını istediği, sanık ...'in bağ makasını ararken yazlığın terasını çıktığı ve bir an kumsala doğru baktığında, tamir edilecek merdivenin çöktüğünü ve altında birinin kaldığını görüp bağırmaya başladığı, sanık ...'in bahçeden kumsala indiğinde maktulün merdiven blokunun altında kalarak öldüğünü gördüğü, Sanık ...'ın dosyaya sunduğu fotoğraflar ile sanık müdafinin yazılı savunması ekindeki harita fotoğrafları incelendiğinde; sanık ... ile annesi ...'in kaldığı yazlığın kumsala inen ayrı bir merdiveni bulunduğu, çöken merdivenin sanık veya annesi tarafından kullanılmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu durumun tanık ...'in müştekilere yardım amacıyla hareket ettiği hususunda karine teşkil ettiği, Her ne kadar soruşturma aşamasında temin edilen bilirkişi raporunda; sanık ... asli kusurlu gösterilmiş, tanık ...'e herhangi bir kusur isnad edilmemiş ise de alınan bilirkişi raporunun sanık ...'ün soruşturma aşamasındaki ifadelerine göre oluşturulduğu; oysaki sanık ...'in soruşturma aşamasında dosyaya sunduğu, 08/07/2015 tarihli yazılı beyanında ifade verdikten sonra çevredeki insanlarla ve maktulün ailesi ile yaptığı görüşmelerden sonra tanık ... ile sanık ...'ın isimlerini karıştırdığını beyan ettiği, bu nedenle raporun kusur tespitine ilişkin sonuç bölümünün hatalı oluşturulduğu ve bu nedenle karar kesinleştikten sonra tanık ... hakkında suç duyurusunda bulunmak gerektiğinin bildirildiği, Bu nedenlerle sanıklarla maktul arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı gibi sanıkların maktule merdivenin tamiri hususunda emir-talimat verdiklerine dair delil de bulunmadığı, sanıkların atılı eylemde sorumluluklarını gerektirir herhangi bir durumun olmadığı, ancak yukarıda belirtilen nedenle bilirkişi raporunun yanlış tanzimi ve merdiven tamiratı hususunda katılan ... ile maktul ... ve sanık ... ile görüşen şahsın tanık ... oluşu birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların atılı suçu işlediğini gösteren her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmamakla sabit görülmeyen eylem nedeniyle sanıkların ayrı ayrı beraatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE ve KARAR İncelenen dosya kapsamına göre sanıklar ile ölen arasında işçi-işveren ilişkisi bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece sanıkların beraatine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğu anlaşılmakla, Ezine 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2025 tarihinde karar verildi.