Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/12276 E. 2024/6213 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/12276
- Karar No
- 2024/6213
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/917 E., 2015/827 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanık ... ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 12.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'ın ise beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'nun temyiz sebepleri; kusurlu olmadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine, katılan vekilinin temyiz sebepleri ise; sanığın kusurlu olduğuna, hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ...'ın ... Mah. 471 Sok. No:1 ... İzmir adresinde bulunan taşınmazın kayden maliki olduğu ancak taşınmazın harabe ve kullanılamaz olduğu, kapısının kilitli olduğu, ...'ın burayı satın aldığında hiç görmediği, evi tanık emlakçı ... vasıtasıyla yatırım amacıyla aldığı, evde kuyu olduğunu da bilmediği ancak sanık ...'nun bu taşınmaza ...'ın rızası dışında girdiği ve oturmaya başladığı, suç tarihinde de sanık ...'ın yanına küçük çocuklarını alarak sanık ...'nun yaşadığı bu eve gittiği, 2007 doğumlu ...'ın bu evin bahçesinde bulunan kuyuya düşerek öldüğü olayda, sanık ...'ın taşınmazı görmediği, evde kuyu olduğunu da bilmediği, bu nedenle bu sanığa taksirle öldürme suçundan dolayı kusur izafe edilmesinin mümkün olmadığı, sanık Sanık ...'nun ise izinsiz olarak ...'ın evine yerleşmiş olması, evde bulunan kuyuya ilişkin gerekli önlemleri almamış olması, evde kuyu bulunmasına rağmen ve tehlike teşkil etmesine rağmen kuyuya kimsenin düşmemesi için gerekli önlemleri almamış olması sebepleriyle tam kusurlu olduğu değerlendirilerek sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR 1.Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Dosya kapsamında bulunan bilgi ve bilgeler incelendiğinde, sanık ...'ın olayın gerçekleştiği müstakil evi 29.11.2007 tarihinde satın aldığı, sanığın alınan beyanında evin yıkık ve harabe halde olduğunu, yatırım amacıyla aldığını, evi yalnızca dışarıdan gördüğünü, içeriye hiç girmediğini belirttiği, dosya kapsamında beyanı alınan diğer sanıklar ve tanık beyanları değerlendirildiğinde, sanık ...'ın savunmasının aksine evin içerisinde girdiğine ve bahçede bulunan kuyu hakkında bilgi sahibi olduğuna ilişkin bir kanaate varılamadığı anlaşılmakla, mahkemenin beraate ilişkin kabulü yerinde görülmüş ve tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2.Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas nolu kararı gereğince; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'nun 19.03.2018 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.