Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/11603 E. 2023/5853 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/11603
- Karar No
- 2023/5853
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/660 Esas, 2016/274 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz nedenleri; 1.Eksik inceleme ile karar verildiğine,... 2.Verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3.Diğer temyiz nedenlerine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. Yerel Mahkemenin Kabulü; "Dosya kapsamında bulunan yapı tatil tutanağı, II numaralı koruma bölge müdürlüğü tarafından alınan karar ile taşınmaza ait tapu kaydı kroki ve fotoğraflar, suç duyurusu yazısı ve dosyada bulunan diğer tüm delillerin birlikte yapılan değerlendirilmesi sonucunda; taşınmaz hakkındaki yapı tatil tutanağının 06.12.2012 tarihli olduğu, oysa sanığın temsilcisi olduğu şirketin söz konusu taşınmazı 09.07.2013 tarihinde satın alma yoluyla edindiği, bu tarihten sonra sanığın temsilcilisi olduğu şirket tarafından Beyoğlu Belediyesi ve Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kuruluna müracaat ederek, gerekli izinleri aldıktan sonra bu izinlere göre verilen ruhsat ve restitüsyon projesine uygun olarak taşınmaza ilişkin tadilatların yapıldığı ve bitirildiği, kaldı ki davanın açılmasına neden olan suç duyurusunun inşaat sırasında yeterli güvenlik önlemlerinin alınmamasına ilişkin olduğu, güvenlik önlemlerine ilişkin eksikliklerin de daha sonra yapılan tespitlerde giderilmiş olduğunun saptandığı, buna göre sanığın izinsiz olarak taşınmaza müdahale etmediği anlaşılmakla; unsurları oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. " denmiştir. B.Sanık savunmasında;"Ben konuya ilişkin olarak Cumhuriyet savcısı huzurunda savunmalarımı yaptım. Söz konusu taşınmazı sahibi ve temsilcisi olduğum İnma LTD ŞTİ olarak 09.07.2013 tarihinde tapuda satın aldık. Yapı tatil tutanağı 2012 yılına ilişkindir. Restütüsyon ve Rolevyon projesi 2014 yılında tasdik edilmiştir. Dolayısıyla iddianamede belirtilen hususlar gerçeği yansıtmıyor. Atılı suçu işlemiş değilim. Beraatime karar verilmesini istiyorum. Diğer hususlarda avukatım beyanda bulunacaktır. Dedi " şeklinde savunmada bulunmuştur. C. Mahkemece 06.04.2016 tarihinde inşaat bilirkişisi refakatinde keşif yapılmış, akabinde inşaat bilirkişisi 18.05.2016 tarihli raporunu ibraz etmiştir. IV. GEREKÇE İstanbul ili, Beyoğlu ilçesi, Katip ... Çelebi Mahallesi, Büyük ... Sokak 23 pafta, 467 ada, 18 parselde bulunan, İstanbul I Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 07.07.1993 tarih ve 4720 sayılı kararıyla belirlenen Kentsel sit alanı içerisinde kalan, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksel Kurulunun 14.07.1978 tarih ve 10538 sayılı kararıyla kültür varlığı olarak tescil edilen yapıya yönelik olarak; İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 24.09.2014 tarih 2588 sayılı kararı ile 06.12.2012 tarihli yapı tutanağında belirtildiği gibi, yapının iç kısımlarında, teras kat ve çatıda yapılan değişikliklerden ötürü yasal soruşturma açılmasına, gerekli güvenlik önlemleri alınmasına karar verilmesi üzerine sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığı, incelenen tapu kayıtlarına göre suça konu yerin sanığa ait şirket tarafından edinme tarihinin 10.05.2013 tarihi olduğu, yapı tatil zaptının ise bu tarihten önce düzenlendiği, İstanbul II Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 10.12.2014 tarih 2965 karar sayılı ve 08.07.2015 tarih 3575 karar sayılı kararlarında restitüsyon ve restorasyon projelerinin uygun olduğu, güvenlik önlemleri alınmadığı takdirde suç duyurusunda bulunulacağının bildirildiği, kurulun 19.02.2016 tarih 4204 karar sayılı kararı ile güvenlik önlemlerinin alındığının bildirildiği, mahkemece yapılan keşif akabinde alınan inşaat bilirkişisi raporunda ise yapının ruhsatlı ve restitüsyon projesine göre yapıldığı, dosyanın tetkikinden güvenlik önlemlerinin alındığının bildirilmesi karşısında mahkemenin sanık hakkında vermiş olduğu beraat kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2015/660 Esas, 2016/274 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.12.2023 tarihinde karar verildi.