Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/10451 E. 2024/2985 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/10451
- Karar No
- 2024/2985
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/478 E., 2016/134 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 50/52/4 ve 63/1. maddeleri uyarınca 16.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; olayda bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına ve kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 31.08.2015 günü saat 03.30 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahal içi, 70 km/s hız sınırının bulunduğu, aydınlatmanın mevcut olduğu, bölünmüş, düz ve eğimsiz asfalt yolda seyir halindeyken, seyir istikametine göre sağ taraftan kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaya ...'a çarpması neticesinde yaya ...'ın öldüğü olayda, mahkemece hükme esas alınan 30.11.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması sebebiyle tali kusurlu olduğu, ölenin ise taşıt yoluna girmeden kontrol yapmayıp vasıtaya ilk geçiş hakkı tanımaması sebebiyle asli kusurlu olduğu belirtildiği anlaşılmakla, sanığın üzerine atılı bulunan taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Sanığın kavşağa yaklaşırken hızını azaltmamak suretiyle yaya olan ...'a çarptıktan sonra suç yerini terk etmesi ve bir gün sonra kolluk güçlerine teslim olması sebebiyle mahkemece sanık hakkında bilinçli taksirle hareket ettiği kabul edilerek, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiş ise de, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre sanığın bu eyleminin bilinçli taksirle gerçekleştirdiği kabul edilemeyeceğinden, sanık hakkında TCK'nın 22/3.maddesi hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
Kabule göre de;
2.TCK'nın 50/4. maddesinde, taksirli suçlardan dolayı hükmolunan hapis cezasının uzun süreli de olsa, diğer koşulların varlığı halinde adli para cezasına çevrilebileceği, ancak, bu hükmün, bilinçli taksir halinde uygulanmayacağı belirtilmiş olmasına karşın, meydana gelen olayda bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu mahkemece kabul edilen sanık hakkında, tayin edilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Mersin 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.06.2024 tarihinde karar verildi.