Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/10400 E. 2024/4885 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/10400
- Karar No
- 2024/4885
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/170 E., 2016/50 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 53/6. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın kusur durumunun hatalı tayin edildiğine, kusurunun bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine; katılanlar vekilinin temyiz sebepleri ise; sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü sanığın seyir halindeyken traktörünün arızalandığı, trakörün römorkünün tekerinin bir kısmının orta şeride yakın bulunduğu, havanın karanlık olduğu, traktörün tepe lambasının yanıp yanmadığı hususunda tanıklar arasında çelişkili beyanlar bulunduğu ancak tanıkların beyanlarında ortak olan hususun, kazanın meydana gelmesini önlemek amacıyla traktörün arka kısmına ışıklı uyarıcı levhanın konulmadığı, beyanlarına itibar edilen tanıklardan ...'in beyanında göre de, yolda ışıklandırma bulunmadığı konusundaki beyanı, tanık ...'ün yolunda kenarında bekleyen kimsenin bulunmadığını, traktörün tepe lambasının yanmadığına dair beyanları ve bu beyanı destekleyen ...'ın beyanı dikkate alınarak sanığın ölenlerin ve mağdurların bulunduğu aracın traktörün arka kısmına çarptığı ve iki kişinin öldüğü, ..., ..., ...'ın da yaralandığı anlaşılmakla, sanığın söz konusu olayın gerçekleşmesinde asli kusurunun olduğu kanaatine varılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin ve katılanlar vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Oluş ve dosya kapsamına göre; olay günü saat 00:05 sıralarında sanığın, babasına ait olan ve şeker pancarı yüklü traktör ve buna bağlı iki römork ile meskun mahal dışında, 6 metre genişliğinde, iki yönlü, tek şeritli, eğimsiz, virajsız, düz, görüşe engel bulunmayan yolda seyri sırasında arka kısımda bulunan römorkte meydana gelen arıza nedeniyle römorkun sol teker kısmı orta şerit çizgisine takriben 35-40 cm mesafede yol üzerinde herhangi bir tedbir almadan durduğu esnada, römorkün sol arka kısımlarına aynı istikametten gelen ...'un idaresindeki otomobilin ön kısımları ile çarpması neticesinde sürücü ... ve araçta bulunan ...'un öldüğü, yine araçta bulunan katılan ... ve ...'un nitelikli, ...'un ise basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda, soruşturma aşamasında makine mühendisi bilirkişi tarafından düzenlenen 08.12.2015 tarihli Bilirkişi Raporunda, "Teknik ve kullanım yönünden iki römorklü traktör kantarın uygun olmadığı, traktör ve her iki römork kapasitelerinin üzerinde kullanıldığı, römork dingil tertibatının aşırı yük ve hızdan rulman arızası yaptığı, römorkların teknik açıdan ve iş güvenliği bakımından kullanıldığı ortam ve seyrettiği yol itibariyle sahip oldukları donanım ve kapasitenin uygun olmadığının" tespit edildiği, dosyada mevcut olan ve mahkemece de itibar edilen tanık beyanları ile sabit olduğu üzere traktör ve takılı römorkların gerekli ışıklı uyarılar ile donatılmadığı, olay yeri görgü ve tespit tutanağına göre iki reflektör yansıtıcısı olduğu bir tanesinin römorka ip ile bağlandığı diğerinin ise pancar üzerindeki çadırdan römorka ip ile sallanmış olduğu, ilave demir parçada sabit bulunan reflektör yansıtıcıların ise branda ile kapalı olduğu ve bu nedenle yansıma yapmadığı, traktör römorkunda herhangi bir ışık donanımının bulunmadığı, bu nedenle de park eden römorkun park lambalarının ve dörtlü ikaz lambalarının da yanmayacağı, ayrıca traktörde bulunan tepe lambasının yanmadığı, yine tespit edilen çarpma noktası ve tanık beyanları ile sabit olduğu üzere arızanın ortaya çıkması üzerine sanığın orta şerit çizgisine 35-40 cm mesafe kalacak şekilde, tam olarak sağa yanaşmadan aracını durdurduğu ve aracın gerisinde yol üzerinde ışıklı önlemleri almadan ve gerekli bir emniyet birimlerini bilgilendirmeden kendi imkanlarıyla aracını tamir etmek için tanıdıklarıyla haberleşmeye çalıştığı, tüm bu kapsamda olayın meydana geldiği saatin gece vakti olması ve yolun dar olması sebebiyle tespit edilen şekilde yol üzerinde duran ağır vasıta aracın arkadan gelenler için mutlak bir tehlike oluşturacağı ve kazaya sebep olacağının sanık tarafından öngörülebileceği, bu şekilde sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle Akşehir Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2024 tarihinde karar verildi.