Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2020/10380 E. 2024/2392 K.
Konu: Taksirle Öldürme
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/10380
- Karar No
- 2024/2392
- Karar Tarihi
- Konu
- Taksirle Öldürme
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/354 E., 2016/2 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebebi; mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığına, asıl kusurlu olanın tünel içinde aracı durduran kamyon sürücüsü olduğuna, Yerel Mahkemece müvekkilinin kazadan hemen sonra, kafasından yaralı olarak tedavi görürken yani daha kazanın şokunu atamamışken alınan beyanını dayanak göstererek (herhalde içim geçti beyanı) hakkında bilinçli taksirle ölüme sebep olmadan hüküm kurulmuş olmasının gerçek olmadığına, gerçek sebebinin ...plaka sayılı araçın keyfi olarak tünel çıkısına doğru kamyonun kasasının üstünü tente ile kapatmak amacıyla durması sonucu gerçekleşmiş olduğuna, raporlar arasındaki çelişkiler giderilmeden, eksik inceleme ile sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmuş olduğuna, bilinçli taksir uygulanmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edildiğine, ayrıca taksirle işlenen sucun para cezasına çevrilmemesi, ertelenmemesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması ve bu hükümleri uygulamama gerekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 02:40 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki... plakalı çekici ile yanında yolcu olarak bulunan ölen ... ile birlikte Görele istikametinden Trabzon istikametine doğru meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmanın olduğu bölünmüş tek yönlü asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalli tünelin çıkış kısmına geldiğinde, tünelin çıkış kısmında sağ şeritte dörtlü ikaz lambaları açık bir şekilde duraklamakta olan hakkında verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar kesinleşmiş olan sürücü Nuri Tanrıkulu'nun sevk ve idaresindek... plakalı kamyonun sol arka kısmına aracının sağ ön kısmı ile çarpması sonucu, sanığın aracında yolcu olarak bulunan ...'ın öldüğü olayda; sanığın soruşturma aşamasında verdiği ifadesinde, tünel içinde seyrederken içinin geçtiğini, uyumuş olabileceğini, son anda 10 veya 20 metre mesafede kamyonu fark ettiğini çarpmamak için direksiyonu sola kırdığını ancak kurtaramadığını beyan etmesi karşısında, sanığın yorgun ve uykusuz halde araç kullandığı ve beyanına göre direksiyon başında uyukladığı nazara alınarak sanık hakkında bilinçli taksir şartlarının oluştuğunun kabul edildiği, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 01.06.2015 tarihli raporuna göre, sanığın sevk ve idaresindeki çekici ile aydınlatmanın olduğu tünelde seyrederken, seyrini kontrollü şekilde sürdürmediği ve yola gereken dikkatini vermediğinden, sağ şeritte dörtlü ikaz lambaları açık şekilde duraklamakta bulunan aracı zamanında fark etmeyip fren tedbirinde de gecikerek araca arkadan çarptığı kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği, Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 53/6, 63. maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde; TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle, aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin ölümüne neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde eksik cezaya hükmolunması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; Sanık hakkında TCK'nın 85/1 ve 22/3.maddesine göre belirlenen 2 yıl 8 ay hapis cezasından, TCK'nın 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılırken hesap hatası sonucu 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası yerine 2 yıl 3 ay 20 gün hapis cezasına hükmedilmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Görele Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün üçüncü paragrafında yer alan " 2 yıl 3 ay 20 gün hapis cezası" ibaresinin, "2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası" şeklinde değiştirilmesi suretiyle hükmün, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2024 tarihinde karar verildi.