Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/25601 E. 2013/30391 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2013/25601
Karar No
2013/30391
Karar Tarihi

Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Taksirle yaralama suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 89/1, 89/2-b, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 2.240,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul 23. (Kapatılan Eyüp 1.) Sulh Ceza Mahkemesinin 01/02/2011 tarihli ve 2009/700 esas, 2011/105 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. Dosya kapsamına göre, trafik kazasının meydana geldiği gün düzenlenen 20/03/2009 tarihli kaza tespit tutanağında, sanık veya katılandan hangisinin kırmızı ışıkta geçtiği tespit edilemediğinden kusur durumu hakkında kanaat bildirilmediği, mahkeme tarafından yapılan keşfe istinaden düzenlenen 25/11/2009 tarihli bilirkişi raporunda katılanın aslî kusurlu, sanığın kusursuz olduğunun bildirildiği, yine yargılama aşamasında aldırılan Adlî Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 25/01/2010 tarihli raporunda ise, sanığın kırmızı ışıkta geçtiğinin kabulü halinde sanığın tamamen kusurlu, katılanın kırmızı ışıkta geçtiğinin kabulü halinde ise katılanın tamamen kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği ve dosya kapsamında tanık olarak dinlenilen tek kişi olan Hüseyin Yeşilçayır'ın ifadesinde katılanın kırmızı ışıkta geçtiğini beyan ettiği cihetle, mahkeme tarafından tanık beyanına neden itibar edilmediğine ve neden sanığın kırmızı ışıkta geçtiğinin kabul edildiğine dair hiçbir gerekçe gösterilmeden, ayrıca hangi bilirkişi raporuna hangi gerekçe ile üstünlük tanındığı da gerekçe bölümünde açıklanıp tartışılmadan yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine dair karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 04/09/2013 gün ve 94660652-105-34-6279-2013/13909/54899 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.09.2013 tarih ve 2013/297692 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Gereği düşünüldü: İncelenen dosya içeriğine göre; sanığın olay günü saat 20:45 sıralarında, sevk ve idaresindeki aracı ile, meskun mahalde bulunan, 7 metre genişliğinde, asfalt kaplamalı, tek yönlü, iki şeritli yolda seyir halinde iken, geldiği ışık kontrollü kavşakta “U” dönüşü yapmak için sola doğru yöneldiği ve karşı yol platformuna geçtiği sırada, seyir istikametine göre sağ tarafından gelip sanığın geldiği yöne doğru seyreden katılanın idaresindeki motosikletle çarpışması şeklinde meydana gelen olayda, kazadan hemen sonra düzenlenen kaza tespit tutanağında, sanık veya katılandan hangisinin kırmızı ışıkta geçtiği tespit edilemediğinden kusur durumu hakkında kanaat bildirilmediği, mahkeme tarafından yapılan keşfe dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporunda katılanın sürücü belgesiz ... kullandığı ve kırmızı ışık ihlali yaptığı için asli kusurlu, sanığın kusursuz olduğunun mütalaa edildiği, yargılama aşamasında aldırılan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin raporunda ise, sanığın kırmızı ışıkta geçtiğinin kabulü halinde sanığın tamamen kusurlu, katılanın kırmızı ışıkta geçtiğinin kabulü halinde ise katılanın tamamen kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, sanığın iş yerinden arkadaşı olan ve kaza sırasında aracında bulunup tanık olarak dinlenilen tek kişi olan Hüseyin Yeşilçayır'ın ifadesinde de katılanın kırmızı ışıkta geçtiğini beyan ettiği, tarafların kusurunun tespiti açısından başkaca delil bulunmadığı, mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanığın atılı işlediği kabul edilerek mahkumiyetine karar verilmiş ise de, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 34, 230 ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 308/7. maddeleri uyarınca, mahkeme kararında Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde 5271 sayılı CMK'nın 230. maddesi uyarınca suç oluşturduğu kabul edilen eylemin gösterilmesi, savunmada ileri sürülen hususlar ile hükme esas alınan ve reddedilen delillerin tartışılıp değerlendirilmesi, yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğu ve sonuca nasıl ulaşıldığının açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, bu ilkelere uyulmadan, farklı içerikteki beyanlar ile kusur durumuna ilişkin raporlardan hangilerine hangi sebeplerle itibar edildiği irdelenmeyip, kazanın oluş şekli ile sanığın suç oluşturduğu kabul edilen eylemi gösterilmemek suretiyle yasal gerekçeden yoksun hüküm kurmak suretiyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden; Kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde bulunduğundan İstanbul 23. (Kapatılan Eyüp 1.) Sulh Ceza Mahkemesinin 01/02/2011 tarihli ve 2009/700 esas, 2011/105 sayılı kararının CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/25601, K. 2013/30391, T. 23.12.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2013-25601-e-2013-30391-k-0d354df3f640