Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/16777 E. 2013/23856 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/16777
- Karar No
- 2013/23856
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1, 62/1-2, 51/1-3, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet. Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK’nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK’nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekir. İncelenen dosya içeriğine göre, sanığın olay günü sevk ve idaresindeki halk otobüsü ile, meskun mahal sınırları içerisinde seyir halinde iken, bulunduğu ara sokaktan caddeye çıkıp geniş bir kavisle sağa dönüş yaptığı sırada, cadde üzerinde orta refüjden yola inerek karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya çarparak basit tıbbi müdahale ile iyileşebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu, sanığın asli kusurlu olduğunun mahkemece de kabul edildiği somut olayda, sanığın taksirinin yoğunluğu gözetilip, temel cezanın alt sınır aşılarak “6 ay hapis cezası” şeklinde belirlenmesinde isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki bozma öneren (1) numaralı görüşe; Dosya içeriğine göre, sanık müştekinin tedavi giderlerini ödediğini beyan etmiş ise de, müştekinin hastanedeki tedavisinden sonra, sanık hakkında şikayetçi olduğunu beyan ettiği, sanığın soruşturmada, kazadan yaklaşık üç ay kadar sonra, Antalya Cumhuriyet Savcılığında verdiği 11.06.2009 tarihli ifadesinde, kusuru olmadığını ve uzlaşmayı kabul etmediğini beyan ettiğinden taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığı, dosya kapsamına göre, müştekinin olay nedeniyle oluşan zararının giderilmediği ve zararın giderilmemesi nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına ve oluşa göre, sanığın, eksik inceleme yapıldığına, kusuru olmadığına, kazaya olay mahallindeki üst geçidi kullanmayan müştekinin neden olduğuna, alt sınırdan uzaklaşma gerekçesinin bulunmadığına, müştekinin zararını giderdiğine, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilirken, TCK'nın 53/6. maddesinde öngörülen sürenin alt ve üst sınırı, kusur durumu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının dikkate alınması esas olup, dosya kapsamına göre, sanığın asli kusurlu olduğu tespit edilmiş ise de, sanığın evli ve iki çocuk sahibi olup maaş karşılığında halk otobüsü şoförlüğü yaptığı, bunun dışında üzerine kayıtlı başkaca mal varlığı ve gelirinin tespit edilemediği anlaşılmakla, maddede öngörülen denetim süresinin alt sınırı da nazara alınmak suretiyle, adalet, hakkaniyet ve nasafet kurallarına uygun bir süreyle tedbire hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden teşdidin derecesinde yanılgıya düşülmek suretiyle sanığın sürücü belgesinin geri alma süresinin bir yıl olarak tespit edilmesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 30.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.