Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/13667 E. 2013/30446 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/13667
- Karar No
- 2013/30446
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Hüküm : Davanın Reddi Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davalı ve davacı vekilleri tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Gerekçeli karar başlığında dava türü olarak ''5271 sayılı CMK'nın 141/1 vd. maddeleri gereğince Maddi ve Manevi Tazminat ibaresi yerine, 466 sayılı Kanuna göre tazminat'' ve ''dava'' ibaresi yerine ''suç'' ibaresinin yazılmış olması ile 29/06/2011 olan dava tarihinin 02/11/2011 olarak yazılmış olması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir. Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı ve davacı vekillerinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Davacı vekili Av.... 29/06/2011 havale tarihli dilekçe ile davacı müvekkilinin hırsızlık suçundan yapılan soruşturma sırasında bir buçuk gün gözaltında kaldıktan sonra açılan kamu davasının yargılaması sonunda Edremit 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/42 esas, 2010/599 karar dava dosyasında beraatine hükmedildiğini belirterek, tazminat talebinde bulunmuş, 04.11.2011 tarihli dilekçe ile de 5.000 TL manevi tazminata karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı (sanık) hakkında Hırsızlık, Konut Dokunulmazlığını İhlal ve Kredi Kartının Kötüye Kullanılması suçlarından kamu davası açıldığı ve sanık (davacı) hakkında bu suçlardan Edremit 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/42 esas, 2010/599 sayılı dava dosyasında yapılan yargılama sonunda 12/10/2010 tarihinde beraatine hükmedildiği, hükmün 15.11.2010 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilmediği ve davanın 29.06.2011 tarihinde açıldığı tesbit edilmiştir.Yerel mahkemece getirtilen deliller kapsamında yapılan yargılama sonucunda, 5271 sayılı CMK'nın 141 ve devamı maddelerinde koruma tedbirleri nedeni ile tazminat davasının açılma koşulları ve süresi düzenlenmiş olup, anılan kanunun 142/1 maddesinde karar veya hükümlerin kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her halde hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabileceğinin hüküm altına alındığı ve davacının yasal üç aylık süre geçtikten sonra dava açtığından bahisle davanın CMK'nın 142/1. maddesinde ön görülen yasal 3 aylık sürede açılmadığı gerekçesi ile süre yönünden reddine karar verilmiş ise de; Somut olayda tazminat istemine esas beraet hükmünde sanığa (davacıya) tazminat talep etme hakkı hatırlatılmamış, kesinleşmiş beraet hükmü tebliğ edilmemiş ve hüküm fıkrasında, kanun yolu, süresi, kanun yoluna başvuru şekli ve başvurunun hangi makama yapılacağının gösterilmemiş olması karşısında, davacının vekili aracılığıyla 29.06.2011 tarihinde dava dilekçesini vererek beraet hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren yasal bir yıllık sürede dava açtığının anlaşılması karşısında, davanın kabulü yerine yazılı gerekçe ile süre yönünden reedine karar verilmesi, 2- Kabule göre de; Davanın tamamen reddedilmesi karşısında, davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, davalı ve davacı vekillerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.