Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2013/12045 E. 2013/18341 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/12045
- Karar No
- 2013/18341
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat Hüküm : 2.029,81 TL maddi ve 3.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine. Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; 11/10/2010 tarihli bilirkişi yemin zaptı zabıt katibi tarafından imzalanmamış ise de; tutanağın hakim ve bilirkişi tarafından imzalandığının anlaşılması karşısında, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı,tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak bir şekilde, hak ve nesafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, 142 gün süreyle tutuklu kalan davacı için hükmedilen manevi tazminat miktarının bu ölçütlere uymayıp eksik tayini, 2- Asgari ücret üzerinden maddi tazminata hükmedilmiş olması karşısında hesaplamada hafta sonu, dini ve milli bayram tatilleri nedeniyle indirim yapılamayacağının dikkate alınmaması, 3- Yasal faizin açıkça gözaltına alınma tarihi olan 26.03.2008 tarihinden itibaren talep edilmesine rağmen hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarları için yasal faizin tutuklama tarihi olan 28.03.2008 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi, 4- Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13.03.2007 gün ve 2-63 sayılı kararında açıklandığı üzere; haksız tutuklamadan kaynaklanan tazminat davalarında, ancak davanın tamamen reddi halinde davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmedileceği, davanın kısmen kabulü halinde ise davalı hazine lehine vekalet ücretine hükmolunmayacağının gözetilmemesi, 5- Davacı tarafından ayrıca maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin açılmış başka bir tazminat davasının bulunup bulunmadığının maliye hazinesinden sorulmaması 6- 24.11.2008 olan dava tarihinin gerekçeli karar başlığına 25.08.2008 olarak yazılması, 7- Davacının nüfus kaydının dosyada bulundurulmaması, 8- Davalı vekiline açıklamalı çağrı kağıdı çıkartılmadan 11/01/2011 tarihinde yapılan duruşma sonucu karar verilerek CMK'nın 142/7. maddesine aykırı davranılması, Kanuna aykırı olup, davalı ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince, isteme aykırı olarak, BOZULMASINA, 04.07.2013 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.