Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/8232 E. 2012/22693 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/8232
- Karar No
- 2012/22693
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle öldürme Hüküm : Beraat Taksirle öldürme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın 21.07.2006 tarihinde sevk ve idaresindeki aracıyla kavşak alanına girdiği ve yaya geçidine yaklaştığı halde, aracını süratli ve dikkatsiz şekilde kullandığı, yaya geçidinden geçmekte olan yaya ...'a çarparak kırıklı ve hayati tehlike arz eder şekilde yaralanmasına neden olduğu, hastanede tedavisi yapılan ve sıhatine kavuşması nedeni ile 01.08.2006 tarihinde hastaneden taburcu edilen ...'un 04.09.2006 tarihinde rahatsızlanarak tekrar hastaneye kaldırıldığı ve kendisine kronik böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği ve solunum yetmezliği tanılarının konulduğu, tedavisi sürerken 08.09.2006 günü aynı tanılarla hayatını kaybettiği, ölen ...'un klasik otopsisinin yapılmadığı, sanığın eylemi ile ölüm arasında illiyet bağının tespiti için Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığınca İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'ndan ölenin tüm tıbbi belgeleri de gönderilerek görüş istenildiği, 21.05.2008 tarihli 1.İhtisas Kurulu raporunda, ölenin klasik otopsisinin yapılmadığı, bu nedenle kesin ölüm sebebinin bilinmediği, bununla beraber kaza sonrası ölenin hastaneden salah ile taburcu edildiği ve tekrar rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldığında ise trafik kazası ile ilgili olarak yakınmasının bulunmaması karşısında trafik kazası ile ölüm arasında illiyet bağının kanıtlarının bulunmadığına oy birliği ile karar verildiği, tüm bu nedenlerle sanığın ölen ...'un ölümünden sorumlu tutulamayacağı, ancak; ölen ...'un 21.07.2006 tarihli trafik kazasında kırıklı ve hayati tehlike arz eder şekilde yaralandığı ve sanığın bu trafik kazasına kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiği anlaşıldığından, sanığa 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilerek sanığın 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2-b-e maddeleri ile cezalandırılması gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sanık hakkındaki hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince istemeaykırı olarak BOZULMASINA, 02/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.