Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/32661 E. 2013/20569 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2012/32661
Karar No
2013/20569
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/4, 62, 50/1-a, 50/4-6, 52/2-4, 53/6 maddeleri gereğince mahkumiyet sürücü belgesinin geri alınması Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanığın akşam vakti, meskun mahalde çift şeritli tek yönlü yola ters yönden girip karşı yönden gelen araçla çarpışması sonucu ikisi şikayetçi olmak üzere toplam üç kişinin yaralandığı olayda; asli kusurlu sanık hakkında asgari hadden uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve sanığın savunmasında ters yöne yanlışlıkla girdiğini ancak aracın büyüklüğünden dolayı geri dönemediğini beyan etmiş ise de; sanığın geliş yönünde görüşü açık “taşıt giremez” levhalarının bulunduğu, olay mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen 22.05.2009 tarihli bilirkişi raporuna göre; yedi metrelik yol genişliği ve bir buçuk metrelik banket genişliği gözetilerek sanığın aracının 2-3 manevra ile geri dönüş yapabilme imkanı varken ters yönde asgari 800 metre seyrettiği dikkate alındığında; sanığın bilinçli taksirle hareket ettiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; TCK'nın 50/6. maddesinde bulunan “yaptırımın” ibaresinin 01/03/2008 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 26/02/2008 tarih 5739 sayılı Kanunun 4. maddesi ile “tedbirin” olarak değiştirilmesi ile sözü edilen maddenin birinci fıkrasının “a” bendi uyarınca hapis cezasının paraya çevrilmesi seçenek yaptırım, diğer bentlerde düzenlenen hususların ise seçenek tedbir niteliğinde olduğu, TCK'nın 50/6. maddesinde hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesinin sonuçlarının düzenlediği, somut durumda ise sanık hakkında bir tedbir niteliğini haiz olmayan, kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kaldı ki bu durumun hükmün tesisi aşamasında değil, hükmün kesinleşmesinden sonra infaz aşamasında nazara alınacağı hususu gözetilmeksizin infazı kısıtlar biçimde karar tesis edilmesi, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 4.paragrafından “5237 s. TCK. nun 50/6 maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra C. Savcılığınca yapılacak tebligata rağmen 30 gün içinde seçenek yaptırımın gereklerinin yerine getirilmeye başlanmaması veya başlanılıp ta devam edilmemesi halinde mahkememizce hükmolunan hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilip ve verilen hükmün derhal infaz edilmesine” ibaresinin çıkartılarak, hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/32661, K. 2013/20569, T. 18.09.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2012-32661-e-2013-20569-k-ce41bd23dc71