Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/32359 E. 2013/25177 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/32359
- Karar No
- 2013/25177
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Kendisi ile yapılan haberleşmenin gizliliğini alenen ifşa etme Hüküm : Beraat Kendisi ile yapılan haberleşmenin gizliliğini alenen ifşa etme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Belirli veya belirlenebilir iki veya daha fazla kişinin, başkalarının bilmemeleri gerektiği yönünde haklı bir inanç ve iradeyle hareket ederek, gizliliği sağlamaya özen gösterip, elverişli araçlar (internet, telefon, telsiz, faks, mektup, telgraf, kağıt vb.) ve ortak semboller (söz, yazı, işaret vb.) aracılığıyla paylaştıkları bilgi, düşünce, duygu ve tutumlarının; özel hayata ilişkin olsun ya da olmasın, başka kişi veya kişiler tarafından, özel bir çaba gösterilerek, doğrudan veya dolaylı şekilde (zarfı açılmadan ışığa tutulan mektupta olduğu gibi), okunmak veya dinlenmek suretiyle öğrenilmesi eyleminin TCK'nın 132/1-1. cümlesinde; anlaşılabilir olsun ya da olmasın, başkalarının haberleşme içeriklerinin kaydı, yani; yazı, ses, görüntü, özel işaretler gibi ortak sembollerin, başka bir nesne üzerine taşınarak (örneğin; ses veya görüntünün, manyetik bant üzerine, yazının başka bir kağıt, defter vb. nesne üzerine geçirilmesi, kopyasının alınması, elektronik iletinin taşınabilir belleğe veya CD'ye aktarılması gibi işlemlerle) sabitlenmesi eyleminin aynı Kanunun 132/1-2. cümlesinde; başkalarının haberleşme içeriklerinin, ilgilisi veya ilgililerinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması eyleminin aynı Kanunun 132/2; kişinin kendisiyle yapılan haberleşme içeriğini, belirli olmayan ve birden fazla kişi tarafından algılanabilme imkanı bulunan aleni bir ortamda, ilgilisi veya ilgililerinin rızası dışında ifşa etmesi eyleminin aynı Kanunun 132/3. maddelerinde düzenlenen haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirileceği, Bu açıklamalar ışığında, oluşa ve dosya kapsamına göre; aralarında boşanma davası devam eden resmi nikahlı eşi katılanın şahsına yönelik sürekli hakaret içerir sözler sarf ettiğini düşünen sanığın, boşanma davasında delil olarak sunabilmek için, aralarında geçen telefon konuşmalarını ve katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide eden sözlerini gizlice kaydedip, ardından bu konuşmaları içeren CD'yi, katılanın bilgisi ve rızası dışında, onun aleyhine boşanma davasında mahkemeye verdiği iddia edildiğinden, iddianamedeki anlatım ve sevk maddesine göre, 5237 sayılı TCK'nın 132/3. maddesinin, 05/07/2012 tarih ve 28344 sayılı R.G. de yayımlanan 02/07/2012 tarih ve 6352 sayılı kanunun 79. maddesi ile yapılan değişiklikten önceki hali nazara alınarak davanın Sulh Ceza Mahkemesi tarafından sonuçlandırılmasında isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma öneren (1) numaralı görüşe; Kişinin, bir daha kanıt elde etme olanağının bulunmadığı ve yetkili makamlara başvurma imkanının olmadığı ani gelişen durumlarda, örneğin; kendisine karşı işlenmekte olan (cinsel saldırı, hakaret, tehdit, iftira veya şantaj gibi) bir suç söz konusu olduğunda ya da kendisine veya aile birliğine yönelen, onurunu zedeleyen, haksız bir saldırıyı önlemek için, kaybolma olasılığı bulunan kanıtların kaybolmasını engelleyip, yetkili makamlara sunarak güvence altına almak amacıyla, saldırıyı gerçekleştiren tarafın bilgisi ve rızası dışında, özel hayata ait bilgileri okuma, konuşma ve haberleşme içeriklerini veya özel hayata ilişkin ses ve görüntüleri dinleme, izleme ya da kaydetme, kişisel verileri kaydetme, ele geçirme ve yayma eylemlerinin hukuka aykırı olduğunu kabul etmek mümkün olmadığı gibi, esasen bu hallerde, kişinin hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket ettiğinden de söz edilemeyeceği gözetildiğinde, bahse konu konuşmaları içeren CD'yi, üçüncü kişi ya da kişilerle paylaştığı ve/veya çoğaltarak dağıttığına ilişkin hakkında delil bulunmayan sanığın, boşanma davasındaki iddiasını ispatlama amacını taşıyan eylemlerinde, hukuka aykırı hareket ettiği bilinciyle hareket etmediği; incelenen dosya içeriğine göre, aralarında boşanma davası devam eden resmi nikahlı eşi katılanın şahsına yönelik sürekli hakaret içerir sözler sarf ettiğini düşünen sanığın, boşanma davasında delil olarak sunabilmek için, aralarında geçen telefon konuşmalarını ve katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide eden sözlerini gizlice kaydedip, ardından bu konuşmaları içeren CD'yi, katılanın bilgisi ve rızası dışında, onun aleyhine boşanma davasında mahkemeye verdiği iddia edildiğinden, iddianamedeki anlatım ve sevk maddesine göre, tebliğnamedeki, “TCK'nın 132/3 maddesi hükmünde düzenlenen suçun, kişinin diğer bir kişi ile yaptığı haberleşmenin içeriğini haberleşmenin diğer tarafı olan kimsenin rızası olmaksızın alenen ifşa etmesi ile tamamlanacağı ve bu fıkrada aynı maddenin ikinci fıkrasındaki gibi ifşanın hukuka aykırı olarak yapılmasının suçun oluşumu bakımından önem taşımadığı gözetilmeden, maddenin ikinci fıkrasının kanun gerekçesi esas alınarak ve ifşanın hukuka aykırı olması gerekmeyen söz konusu üçüncü fıkradaki suçta bu unsurun bulunmadığından bahisle sanığın beraatine karar verilmesi karşısında hükmün bozulması” gerektiği şeklindeki bozma öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılama sonunda, sanığa yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılanın sübuta ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, 11.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.