Yargıtay · 12. Ceza Dairesi
Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/31662 E. 2013/17977 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 12. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/31662
- Karar No
- 2013/17977
- Karar Tarihi
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 70, 5237 sayılı TCK'nın 52/2, 53. maddeleri uyarınca mahkumiyet 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan vekilinin temyiz isteminde bulunduktan sonra dosyaya ibraz ettiği 25/05/2010 havale tarihli dilekçe ile, Hatay Muhakemat Müdürlüğünün 11/05/2010 tarih ve 1411 sayılı oluru üzerine sanığın mahkumiyetine ilişkin hükmün temyizinden vazgeçtiklerini bildirmesi karşısında, sanığın temyiz istemine hasren yapılan incelemede; Suç tarihinde Belen İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlilerince mahkeme kararına istinaden yapılan yol araması sırasında, Hatay istikametinden İskenderun istikametine doğru seyir halinde olan sanık ... ile temyize gelmeyen sanık ...'nun bulunduğu aracın durdurulduğu, araçta yapılan aramada, ön sağ koltukta oturan sanık ...'nin önünde bulunan siyah poşet içerisinde tarafsız bilirkişi kurulu raporu ile 1148 adetinin 2863 sayılı Kanun kapsamında taşınır kültür varlığı niteliğini haiz olduğu, 122 adetinin ise anılan Kanun kapsamında bulunmadığı belirlenen toplam 1270 adet objenin ele geçirildiği, sanık ...'nin aşamalarda değişmeyen savunmasında, suç tarihinde temyize gelmeyen sanık ... ile Kırıkhan İlçesine gezmeye geldiklerini, Kırıkhan'da birbirlerinden ayrıldıklarını, kendisinin bir çay ocağına giderek satın almak için tarihi eser olup olmadığını sorduğunu ve tanımadığı bir kişiden para karşılığında dava konusu objeleri satın aldığını, amacının bu objeleri müze müdürlüğüne teslim etmek olduğunu, tekrar ... ile buluşarak yola çıktıklarını ve polisler tarafından aracın durdurulduğunu daha öncede bu şekilde müzeye eser teslim ettiğini beyan ettiği, sanık ... Beyoğlunun da benzer yönde anlatımlarda bulunduğu anlaşılmakla, Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, üzerine atılı suçu işlemediğine, suç kastının bulunmadığına ilişkin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 2863 sayılı Kanunun 64/1 maddesinde kültür varlıklarını bulanlara verilecek ikramiyenin hüküm altına alındığı, anılan düzenleme uyarınca ikramiye verilebilmesi için, korunması gerekli taşınır kültür varlığının “bulma” yoluyla elde edilmiş olması gerektiği, diğer yandan söz konusu varlıkları hukuka uygun olarak elinde bulunduranların bunları müzeye satabilecekleri, somut olayda ise sanık suça konu eserleri bulmadığı gibi, hukuka uygun bir edinme şekli ile de elinde bulundurmadığı, üçüncü bir kişiden satın aldığı varlıkları müzeye satarak maddi menfaat elde etmek gayesinde olduğu, eserlerin, bulan kişi tarafından bizzat müzeye götürülüp teslim edilebileceği dikkate alındığında, sanığın müzeye götürme işine aracılık etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, müzeye satarak maddi menfaat temin etme amacıyla suça konu kültür varlıklarını satın alan sanığın, bu eylemi ile “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunu işlediği gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme sonucu sanığın 2863 sayılı Kanunun 70. maddesi uyarınca mahkumiyetine karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; 1-5237 sayılı TCK'nın 51 ve 5271 sayılı CMK'un 231. maddelerinin uygulanıp uygulanmayacağına karar verilirken, dosyaya yansıyan bilgi ve kanıtlar birlikte ve isabetle değerlendirilip, denetime olanak verecek somut gerekçeler gösterilmek suretiyle takdir hakkının kullanılması gerektiği nazara alınmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin sanık hakkında uygulanıp uygulanmayacağı hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, 2-5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen velayet, vesayet ve kayyımlığa ait hizmette bulunmaktan yoksun bırakılma güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca sanığın hakkında sadece kendi alt soyları üzerindeki yetkileri bakımından koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, sanığın kazanılmış hakları saklı tutulmak kaydıyla hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 02/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.