Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2012/21153 E. 2013/18507 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2012/21153
Karar No
2013/18507
Karar Tarihi

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık Hüküm : Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanunun 65/b; 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 53/1, 51/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet. 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan suçundan sanık ...'ın mahkumiyetine, sanıklar ... ve ...'ın ise beraatlerine ilişkin hükümler, katılan kurum vekili ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Sanıklar ... ve ...'ın beraatlerine ilişkin hükümlere yönelik, katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ... ve ...'ın, sanık ...'a ait inşaatta, işçi olarak çalışma yapmaktan ibaret eylemlerinde, inşaatın bulunduğu alanın arkeolojik ve kentsel sit alanı içerisinde kaldığı hususunda bilgi sahibi olduklarına ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, ayrıca koruma altına alınan yerde inşaat yaptırmak için, ilgili koruma kurulundan izin alması gereken kişinin inşaat sahibi olduğu, sanıklar ... ve ...'ın inşaatta işçi olarak çalıştıkları ve adı geçen sanıkların izin almak gibi bir sorumluluğu bulunmadığı gibi, dava konusu yerin niteliğini araştırma yükümlülüklerinin de kendilerinden beklenmeyeceği, anlaşılmakla; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanıklar ... ve ...'ın kastlarının bulunmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan kurum vekilinin, sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükümlerin, isteme uygun olarak ONANMASINA, 2- Sanık ...'ın mahkumiyetine yönelik hükme ilişkin, sanığın ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 09.03.1979 tarihli kararı ile 2. derece arkeolojik ve kentsel sit alanı olarak tescil edilen yerde, Harran ilçesi, Harran köyü, 381 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, sanık ...'ın izin almaksızın tek katlı, 150 m2 üzerine kurulu, briket duvarlı, beton tabliyeli, üç oda bir mutfak şeklinde, yapı inşa etmek suretiyle inşai müdahalede bulunduğunun tespit edildiği, sanığın aşamalardaki savunmasında, suça konu inşaatın arkeolojik ve kentsel sit alanı içerisinde kaldığını bildiğini, ancak zorunlu nedenlerle inşaatı yaptığını beyan ettiği, sanığın 2863 sayılı Kanuna aykırı şekilde sit alanına izinsiz inşai müdahalede bulunduğu, anlaşılmakla; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, eksik inceleme ile karar verildiğine, katılan kurum vekilinin ise, sanık hakkında tayin edilen cezanın ertelenmemesi gerektiğine ilişkin, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; a- Sanık hakkında kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 09/11/2008 tarihli tutanakta, sanığın suça konu sit alanı olarak tescil edilen taşınmaz üzerinde, 160 m2 lik bir alanda, temel yapı ve briket duvarları örülmüş, üzerini kapatmak için atılacak beton tahta kalıpların çakılmakta olduğunun belirtildiği, mahkeme tarafından 06/05/2009 tarihinde mahallinde yapılan keşifte görevlendirilen inşaat mühendisi bilirkişisi raporunda, 150 m2 üzerine kurulu taşınmazın beton tabliyeli, briket duvarlı, kaba inşaatı tamamıyla bitmiş, ön cephe ve arka cephede oturmak için balkon yapılmış, üç oda mutfak şeklinde yapıldığının belirtildiği, kolluk görevlileri tarafından suça konu taşınmaz üzerinde 09/11/2008 tarihli tutanakta belirtilen tespitten sonra, sanığın aynı taşınmaza yönelik inşai ve fiziki müdahalelerine devam ettiği anlaşılmakla, bu kapsamda, tespit tarihinden sonra sanığın suça konu taşınmaza yönelik eylemlerinin belirlenip, sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, b- 2863 sayılı Kanunun 57/9 maddesine göre, koruma amaçlı imar planı onaylanmış sit alanlarında, taşınmaz kültür varlığının bulunduğu parseller dışındaki inşai ve fiziki müdahalelerin, koruma amaçlı imar planı hükümleri doğrultusunda, bünyesinde Koruma, Uygulama ve Denetim Büroları kurulmuş idarelerin izin ve denetimi ile yapılacağı, eğer idarenin bünyesinde Koruma, Uygulama ve Denetim Bürosu kurulmamış ise, sözü edilen iznin Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'ndan alınması gerektiği, sit alanı olarak tescil edilmiş bir bölgenin, koruma amaçlı imar planı da onaylanmış olursa, bu bölgedeki yapılaşma ya da onarım faaliyetlerinin belirtilen plan çerçevesinde gerçekleştirilebileceği, başka bir deyişle, koruma amaçlı imar planı onaylanmış sit alanlarının imara açık bölgeler olduğu, ancak, bu bölgelerde inşai ve fiziki müdahalelerde bulunabilmek için izin sürecinin işletilmesi gerektiği, izin alınmaksızın ya da izne aykırı olarak tamirat ve tadilat yapılması ile inşai ve fiziki müdahale gerçekleştirilmesi halinde, 2863 sayılı Kanunun 65/d maddesi ile yaptırım altına alınan suçun oluşacağı, somut olay bu kapsamda değerlendirildiğinde, sanığın, Gayrimenkul Eski Eserler ve Anıtlar Yüksek Kurulu’nun 09.03.1979 tarihli kararı ile 2. derece arkeolojik ve kentsel sit alanı olarak ilan edilen yerde, Harran ilçesi, Harran köyü, 381 parsel sayılı taşınmaz üzerinde, tek katlı, 150 m2 üzerine kurulu, briket duvarlı, beton tabliyeli, üç oda bir mutfak şeklinde, yapı inşa etmek suretiyle inşai müdahalede bulunduğu, bölgenin koruma amaçlı imar planı mevcut ise, sanığın izinsiz yaptığı eylemin 2863 sayılı Kanunun 65/d maddesine temas eden suçu oluşturacağı, aksi takdirde aynı Kanunun 65/b maddesinde düzenlenen suçun gündeme geleceği, bu bakımdan, inşai müdahalenin gerçekleştirildiği 2. derece arkeolojik sit alanı için yürürlükte olan koruma amaçlı imar planı bulunup bulunmadığının ve müdahalede bulunduğu parselde tescilli taşınmaz mevcut olup olmadığının araştırılması gerektiği gözetilmeksizin, eksik soruşturmaya dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabule göre de; 5237 sayılı TCK'nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, belirtilen hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması, Kanuna aykırı olup, sanığın ve katılan kurum vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05/07/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/21153, K. 2013/18507, T. 09.03.1979, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2012-21153-e-2013-18507-k-205da9e291a1