Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/1036 E. 2026/2357 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1036
Karar No
2026/2357
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1222 Esas, 2025/1481 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/409 E., 2022/137 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1995 yılından itibaren ayakkabı ve terlik üretimi yapan müvekkilinin tescilli "..." ibareli markanın maliki olduğunu, bu bağlamda sektöründe bilinen ve aranan bir marka haline geldiğini, ancak davalı şirketin, davacı şirketin tescilli "..." ibareli markasını ticari unvanında kullandığını, davalının davacı şirketin markasını kullanarak haksız kazanç elde etme gayesinde olduğunu ileri sürerek markadan ... haklara tecavüzün önlenmesini, men'ini ve 30.03.2021 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile de dava dilekçesindeki taleplerine ek olarak davalı şirketin ticari ünvanındaki "..." ibaresinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 46. maddesi uyarınca ticaret sicilinden terkinini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının ticari unvanında geçen "..." ibaresinin, şirketin kurucu ortakları olan ... ile ...'ın isimlerinin ilk ikişer harfinden alınarak oluşturulduğunu, davalı şirketin gıda üzerine faaliyet gösterdiğini, iş yerinde "..." ibaresinin ön planda olmadığını, gıda alanında "..." olarak tanındığını, tüm tabelalarında, ambalaj, basılı evrak ve reklamlarında "..." ibaresini kullandığını, işletme adı

olan "..." ibaresi ile tanındığını, taraflar arasında "..." ibaresi dışında başkaca hiçbir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak davalı ticaret unvanının davacı marka haklarına tecavüz oluşturması için gerekli olan ve aranan "sınıfsal benzerlik" kriterinin gerçekleşmediği, zira davalının ticaret unvanını unlu mamuller hizmetlerinde kullandığı, davacının tescilinin ve tanınmışlığının 25. sınıfta olduğu, bu itibarla davalının ticaret unvan kullanımının davacı markasının işlevlerine zarar verici mahiyette kabul edilemeyeceği, ilgili sektörler dikkate alındığında davacının tanınmış markasının tanınmışlığından faydalanma ve iltibas ihtimalinin bulunmadığı, tarafların farklı alanlarda faaliyet gösterdikleri de göz önüne alınarak davacı markasının tescilli ve tanınmış olduğu sınıflarda davalı tarafından kullanıldığına dair dosya kapsamında delil bulunmadığı, davalının ticaret unvanının terkini şartlarının oluşmadığı, davacının, davaya mesnet markalarından ... haklarına davalının markasal kullanımının tecavüz teşkil ettiği iddiasıyla açılan marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesiyle ilgili yapılan incelemede ise; davalının dava tarihinde "... " ibareli markasının bulunmadığı, ancak "..." unvanı ile sicile tescil edildiği, ticaret unvanında yer verilen "... " ek unsurunun davalının internet sitesinde ve sosyal medyada "... " şeklinde markasal olarak kullanıldığı ve fakat tecavüz iddiasına konu edilen bu unvanın fiili kullanımının davacı markalarından ... haklarına tecavüz oluşturup oluşturmadığının tespiti için davalının markasal kullanımları ve ticaret unvanının tescilli olduğu faaliyet alanları ile davacı markalarının sınıfsal olarak karşılaştırıldığında, söz konusu ürün ve hizmetlerin hitap ettikleri tüketici kitlesinin birbirlerinden oldukça farklı olduğu ve bu tüketicilerin yanılgıya düşerek mal ve hizmetler arasında bağlantı kurmayacakları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, markaya tecavüzün tespit'i, men'i ve davalı ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 27.04.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2026/1036, K. 2026/2357, T. 27.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2026-1036-e-2026-2357-k-642c72d65be4