Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/825 E. 2025/4535 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/825
- Karar No
- 2025/4535
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/294 Esas-2024/666 Karar ... HÜKÜM : Kısmen Kabul İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalılardan ...’ın dava dışı üçüncü kişi ile birlikte davalı ... Tic. Ltd. Şti.’ni (... Ltd. Şti.) kurduğunu, dava dışı üçüncü kişinin ortaklıktan ayrılması ile davacı ile davalı ...’ın şirkete % 50 hisse ile ortak olduklarını, davacının 15.12.2016 tarihinde hissesini davalı ...'ın kızı diğer davalı ... ...'a devrettiğini, ...'ın da hissesini kızına devretmesi üzerine şirketin tek ortağının ... ... haline geldiğini, yapılan hisse devir sözleşmesi şirket hissesinin nominal değeri üzerinden yapılmış ise de, aynı tarihte yapılan ve limited şirket hisse devri sözleşmesinin eki ve ayrılmaz parçası olarak düzenlenen sözleşme ile davacının şirket hissesinin devri karşılığında 25.01.2017 tarihinde 119.000,00 TL, 25.03.2017 tarihinde 75.000,00 TL, 25.04.2017 tarihinde 75.000,00 TL, 25.05.2017 tarihinde 75.000,00 TL, 25.07.2017 tarihinde 75.000,00 TL ödeme yapacaklarını ... ... ve ...'ın üstlendiğini, yine ödemelerin herhangi birinin yapılmaması halinde diğer borçların muaccel hale geleceğinin ve borçların zamanında ödenmemesi halinde imza sahibi ... ...’ın tek hissedarı olduğu, ... Ltd. Şti.’nin de asıl borçlu ve kefil ile birlikte borçlulardan sorumlu olacağının kararlaştırıldığını, 25.03.2017 tarihinde yapılacak ödemeye mahsuben verilen 31.03.2017 tarihli çekin ödendiğini, 25.05.2017 tarihli ödemeye karşılık da 31.05.2017 tarihli çekin verildiğini, bu çekin henüz tarihi gelmediğinden tahsil edilemediğini, bu belirtilen ödemelere karşılık 25.01.2017 tarihinde nakit ödenmesi gereken taksitin hiç ödenmediğini, bu hali ile sözleşme gereği 24.04.2017, 25.07.2017 tarihli taksitlerin de muaccel hale geldiğini, borçların ödenmesi konusunda ihtarname çekildiğini, ancak yine ödenmemesi üzerine Kocaeli 2. İcra Müdürlüğünün 2017/4200 E. sayılı dosyasında ilamsız icra takibi yaptıklarını, davalıların bu takibe haksız itiraz ettiklerini ileri sürerek Kocaeli 2. İcra Müdürlüğünün 2017/4200 E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının 25.03.2017 tarihli vadeye ilişkin olduğunu iddia ettiği ödemenin müvekkili ... tarafından asıl pay devri sözleşmesine istinaden yapıldığını, müvekkillerince ödendiği belirtilen borcun da asıl pay devri sözleşmesindeki 50.000,00 TL olduğunu, davacının bu ödemenin varlığını iddialarına konu ettiği halde bir de ödeme belgesi arayamayacağını, müvekkili ...’nın pay devrinden doğan borcunu müvekkili şirkete ait çekle ödemesinin şirketi de borcun muhatabı yapmayacağını, aynı durumun geçersiz sözleşmeyi geçerli de kılmayacağını, davacının davasına dayanak gösterdiği 15.12.2016 tarihli “Limited Şirket Hisse Devri Sözleşmesi- EK” başlıklı belgenin yasada emredilen şekil şartlarına uymadığı için geçerlilik kazanmadığını, geçersiz sözleşmeye dayanılamayacağını, müvekkili şirketin alacak iddiasında ne sıfatla sorumlu tutulduğunun ne dava konusu sözleşmeden ne de dava dilekçesinden anlaşılamadığını, müvekkili şirketin ancak kefil sıfatını taşıdığının iddia edilebileceğini, dava konusu sözleşmede kefillerin sorumlu olacağı azami miktar ile kefalet tarihi belirtilmediği gibi kefalete ilişkin el yazısı ile yazılmış hiçbir ibare de bulunmadığını, ayrıca müvekkili ... için eşin rızası şartının da sağlanmadığını, bu sebeple müvekkili şirket ve ...'in iddia edilen alacakta sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın reddine dair verilen ilk kararın davalılar ... ve ... yönünden kesinleştiği, taraflar arasında 15.12.2016 tarihli Limited Şirket Hisse Devir Sözleşmesi yanında buna ek mahiyette aynı tarihli adi yazılı ikinci bir sözleşme düzenlendiği, şirket hisselerinin devredildiği, ancak bedelde muvazanın yazılı belgesi mahiyetinde olan ek sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 13. maddesi anlamında asıl sözleşmeyi değiştirici, nakzedici hükümler içermediği, bir takım tamamlayıcı ve yan şartlar getirdiği, geçerli olduğu, davalı ...’nın belirlenen bu bedelin 269.000,00 TL’sini ödemediği, geri kalan kısmın ödenmiş olduğu, ödenen kısımla ilgili taraflar arasında bir ihtilaf olmadığı, davalının 269.000,00 TL bedeli ödediğini ispatlayamadığı, davalı ...’nın yeminin ifasını da talep etmediği gerekçesiyle davanın, davalı ... yönünden Kocaeli İcra Müdürlüğünün 2017/4200 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 269.000,00 asıl alacak 336,25 TL faiz, 237,87 TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 269.574,12 üzerinden icra dosyasında talep edilen faiz oranı ile devamına, talep edilen miktar likit olduğundan 269.574,12 TL üzerinden %20 icra inkâr tazminatının davalı ... ...’tan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... (...) vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... (...) vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... (...) vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'e (...) yükletilmesine, 25.06.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.