Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/73 E. 2025/2110 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/73
- Karar No
- 2025/2110
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/255 Esas, 2024/634 Karar HÜKÜM : Zamanşımından davanın reddi İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından duruşma istemsiz olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 211.792,00 TL'nin altında bulunduğundan HMK'nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini, ancak ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek, taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacının şirketin ortağı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı Şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekili ve davalı Şirket vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı Şirket vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 25.03.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.