Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/712 E. 2025/5582 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/712
- Karar No
- 2025/5582
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/307 Esas, 2024/1713 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/190 E., 2022/224 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekillerince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; müvekkili şirket adına tescilli 2013/11691, 2012/02789, 2014/16210 sayılı faydalı model belgeleri ile 2017/04961, 2008/05408, 2014/05197, 2018/024 32... /07909 sayı ile tescilli tasarımlara konu ürünlerin ve görsellerin, davalının internet sitesinde izinsiz kullanıldığını, davalının söz konusu eylemlerinin müvekkilinin faydalı model, tasarım ve fikri mülkiyetten doğan haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek müvekkilinin faydalı model, tasarım ve fikri mülkiyetten doğan haklarına tecavüzün tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (FSEK) 151/2-(c) hükmü uyarınca, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 27.09.2022 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 84.617,04 TL'ye yükseltmiştir.
2.Karşı davacı vekili karşı dava dilekçesinde; davalının dava konusu ürünü bizzat geliştirmediğini, asıl davaya konu tüm faydalı modellerin yenilik unsurundan; tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerinden yoksun olduklarını ileri sürerek karşı davalı adına tescilli 2013/11691 faydalı model, ... no.lu tasarım, ... no.lu faydalı model ve ... no.lu tasarım, 2018/02432, 2018/07909 tescil no.lu tasarım belgelerinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
2.Karşı davalı vekili cevap dilekçesinde; karşı davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin faydalı modeli ve tasarım tescil belgeleri açısından sunulan davalı görsellerinin müvekkili ürünleri ile aynı olmadığını, karşı davacının hükümsüzlük taleplerinin dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile karşı davada, davalıya ait TR ... no.lu faydalı model belgesi istemlerindeki unsurların hepsini başvuru tarihinden önce gösteren bir delil sunulamadığı ve re'sen de tespit edilemediğinden hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, TR ... no.lu faydalı model belgesinin bağımlı istemlerinden sadece 4, 6, 7, 8 ve 10 no.lu istemlerin yenilik kriterini karşıladığı, 1 no.lu bağımsız istem ile 2,3, 5 ve 9 no.lu bağımlı istemlerin sunulan ve tespit edilen yenilik kırıcı buluşlara göre yeni olmadığı, 2017/04961-1 ve 2, 2014/05197- 1 ve 2, 2018/02432- 1 ve 2 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihleri itibarı ile yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olmadığı, hükümsüzlüğü talep edilen davacı/karşı davalıya ait 2018/07909 - 1, 2, 3, 4, 7, 8, 10, 11, 12, 13, 14, 15... tescil no.lu profil tasarımlarının tescil için aranan "görülebilir olma” koşulunu yerine getirmediği, bu sebeple hükümsüzlük koşullarının oluştuğu; asıl davada; davacıya ait TR ... no.lu faydalı model belgesinin koruma kapsamını belirleyen ana istemdeki unsurların hepsini içeren bir ürün/numune tespit edilemediği, sunulu delillere göre faydalı model hakkına ihlal olmadığı, TR ... no.lu faydalı model belgesine yönelik ihlal iddiasının sadece karşı davada ayakta kaldığı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı tespit edilen koruma kapsamını belirleyen ana istemdeki unsurların hepsini içeren bir ürünün/numunenin tespit edilmediği, bu itibarla sunulu deliller üzerinden faydalı modele ihlal olmadığı, davacının tasarım tescillerinin hükümsüzlüğüne karar verilmiş olmakla, hükümsüzlük baştan beri sonuç doğuracağından ve sahibine herhangi bir hak bahşetmeyeceğinden davacının tasarım tesciline tecavüz iddiasının reddi gerektiği, davacının, IEE/2392 kayıt-tescil numaralı 02.09.2014 tarihli belgeye ait kataloğa dayanarak ileri sürdüğü FSEK'in 84. maddesine göre haksız rekabet hükümleri uyarınca ihlal ve korunma iddiasının mücerret bir beyan olarak kaldığı, ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan kök ve ek raporların denetime elverişli olduğu, tarafların birbirine karşı, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini tek bir dava içinde ileri sürmelerinin HMK'nın 110. maddesi uyarınca dava yığılması niteliğinde olduğu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince kabul ve reddedilen bu istemlerin her biri için taraflar yararına ayrı ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gibi takdir edilen vekâlet ücreti miktarlarının da yerinde olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava faydalı model ve tasarıma tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat taleplerine; karşı dava ise asıl davaya konu faydalı model ve tasarımların hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 22.09.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.