Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/6436 E. 2026/3199 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6436
Karar No
2026/3199
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1198 Esas, 2025/1484 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI : 2024/162 E., 2025/146 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, unvanını markasal olarak kullandığını ve finansal hizmetler alanında "..." ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin marka başvuruları bulunduğunu ve davalının bu başvurulara kötüniyetle itiraz ettiğini, aynı ibareli alan adlarının da olduğunu, tanınmış markalarının benzer hizmetler kapsamında davalı tarafça kötüniyetle marka tescil edildiğini ileri sürerek davalının 2021/17621 tescil numaralı “...” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporuna göre davalı markasının kullanımının ve bilinirliğinin davacı markası yanında ihmal edilebilir düzeyde olduğu, davacının, davalıdan çok daha önce dava konusu ... ibaresini 36. sınıfta yer alan finansal ve para hizmetleri yönünden kullandığı, davacı kullanımının davalıya göre çok daha fazla olduğu, davacının davalıdan daha önce tescil işlemlerini gerçekleştirdiği bu sebeple davalının kullanımının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ... numaralı "..." ibareli markanın iptaline ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının "..." markasını 2011 yılından beri 36. sınıf içinde yer alan "finansal ve parasal hizmetler" yönünden kullandığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 hükmü uyarınca 36. sınıf içerisinde yer alan "finansal ve parasal hizmetler" yönünden gerçek hak sahibi olduğu, davalının hükümsüzlüğe konu "..." markasını ise 36. sınıf içerisinde "gayrimenkul komisyonculuğu, müşavirliği ve idaresi hizmetleri" yönünden kullandığı, kullanılan hizmet sınıflarının benzer, birbiriyle ilintili, tamamlayıcı sayılabileceği, markanın asli unsurunun "..." ibaresi olduğu gözönüne alındığında ortalama tüketici nezdinde karışıklığa ve iltibasa neden olabileceği gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, marka hükümsüzlüğü ve sicilden terkin istemine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ... ibaresi üzerinde marka hukuku anlamında öncelik/üstün hak sahibi olup olmadığı, buradan hareketle davalının tescilli ... ibareli markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği, buradan da varılacak sonuca göre hükümsüzlük kapsamının ne olacağına ilişkindir.

Davacı, üstün/öncelik hakkına sahip olduğu iddiası ile davalı markasının hükümsüzlüğünü talep etmiş, İlk Derece Mahkemesince davalı markasının kullanımının ve bilinirliğinin davacı markası yanında ihmal edilebilir düzeyde olduğu, davacının davalıdan çok daha önce dava konusu ... ibaresini 36. sınıfta yer alan finansal ve para hizmetleri yönünden kullandığı, davacı kullanımının davalıya göre çok daha fazla olduğu, davacının davalıdan daha önce tescil işlemlerini gerçekleştirdiği bu sebeple davalının kullanımının haksız olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ... numaralı "..." ibareli markanın iptaline ve sicilden terkinine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de karara yönelik istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir.

6769 sayılı SMK'nın 6/3 hükmünde öncelik/üstün hak sahipliği, marka tescilinde nispi ret nedeni, yine aynı Kanun'un 25. maddesinde ise bir hükümsüzlük nedeni olarak düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre, üstün/öncelik hak sahipliğine dayalı hükümsüzlük talebinde bulunulması halinde, hak sahibinin sahip olduğu ibarenin hangi mal ve hizmette kullanıldığı ve bu kullanımın sonucunda üstün hakkının bulunup bulunmadığı belirlenerek, hükümsüzlüğü istenen markanın tescilli olduğu sınıflardan sadece davacının fiili kullanımı nedeniyle hak sahibi olduğu mal ve hizmetler bakımından hükümsüz kılınması gerekmektedir. Dairemizce de benimsenen görüş bu yöndedir. Somut olayda, davacının fiili kullanımına konu ibare ile davalı tescilli markasının işaret bazında benzer olduğuna ilişkin kabul yerinde olmakla, Mahkemece sınıfsal benzerlik bakımından yukarıda yazılı esaslar benimsenerek inceleme yapılıp belirlenen sınırlı mal ve hizmetler bakımından kısmen kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile dava konusu markanın tümüyle iptali doğru olmamıştır.

Kabule göre; de SMK'nın 25. maddesinde hükümsüzlük, 26. maddesinde ise iptal kurumu düzenlenmiştir. Gerek sözlük gerekse kanuni anlamı ile iptal ve hükümsüzlük kurumlarının birbirinden farklı olduğu, hükümsüzlüğün baştan itibaren, iptalin ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 108. maddesi uyarınca ileriye etkili olmak üzere karar tarihi itibariyle sonuçlarını doğuracağı gözetilerek İlk Derece Mahkemesince dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/6436, K. 2026/3199, T. 03.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-6436-e-2026-3199-k-ef9cc2756087