Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5747 E. 2026/2495 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5747
- Karar No
- 2026/2495
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1790 Esas, 2025/1213 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/241 E., 2023/103 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.04.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ve davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Kablo Elektrik Aydınlatma İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin müvekkili nezdinde nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, İstanbul ve ...'den Samsun'a gönderilmek üzere yüklemesi yapılan 11.180 kg alimünyum filmaşin ve 15.000 kg ... davalı taşıyıcı ile dava dışı sigortalı arasında akdedilen taşıma sözleşmesine istinaden 66... / 34... plakalı araç ile davalı taşıyıcının sorumluluğu altında taşındığını, emtiaların sağlam, eksiksiz ve hasarsız bir vaziyette nakliye aracına yüklendiğini ancak alıcıya teslim edilemediğini, bu nedenle davalı taşıyıcının eksiksiz ve hasarsız olarak teslim aldığı emtiaları alıcıya teslim etmemesi nedeniyle ... zararlardan sorumlu olacağını, davacı şirket tarafından poliçe teminat kapsamında bulanan hasar bedeli olarak dava dışı sigortalıya 42.821,00 USD hasar tazminatı ödemesi yapıldığını, bu ödeme karşılığı sigortalıdan temlikname alındığını, sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının borca ve ferilerine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalı borçlunun Samsun İcra Müdürlüğünün 2020/63233 E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu tüm itirazların iptali ile takibin icra takibinde belirtilen şartlarda devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı ... İnş. San.Tic. A.Ş. arasında sözleşmeye dayalı bir borç bulunmadığından huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davaya konusu olayda taşımacılık işinin davalı şirket ile dava dışı ... arasındaki taşımacılık sözleşmesine istinaden gerçekleşmediğini, ürünlerin taşımacılığını davalının yapmadığını, bahse konu taşıma sözleşmesi çerçevesinde yapılan taşımacılığın faturalandırılmasının zorunlu kılındığını ancak davalı tarafından dava konusu emtianın taşımacılığına ilişkin fatura kesilmediğini, dava dışı sigortalının dava konusu olayda taşımacılığı kendisinin yaptığını, şoförle bağlantıyı kendisinin kurduğunu, şoförü gideceği yere kendisinin yönlendirdiğini, davalının çalışanı ... tarafından atılan sadece bir plaka bilgisi mesajı ile emtianın taşımacılığının müvekkiline yüklenemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait eşyanın 19.12.2019 tarihinde taşınmak üzere dava dışı davalı şirket bünyesinde çalışan ... tarafından temin edilen 66... / 34... plaka sayılı araca yüklendiği, ...'in davalı şirket bünyesinde lojistik müdürü olarak görev yaptığı, davalı ile sigortalı arasındaki sözleşmenin 25.01.2019 tarihinden itibaren bir yıl süreli olduğu, sözleşmede yer alan emtia nakliyat sigorta poliçesinin yaptırılması ve fatura kesilmesine ilişkin kuralların yerine getirilmemesi halinde sözleşme kapsamındaki işin yapılmayacağına ve iş sahibi tarafından taşıma yapılması talebinin yazılı olarak yapılacağına ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığı, kaldı ki işin sözleşme süresi içinde davalının lojistik konusunda uzman çalışanı aracılığı ile yapıldığı birlikte değerlendirildiğinde dava konusu taşımanın, taşıma komisyonculuğu sözleşmesi kapsamında gerçekleştiği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 929. maddesinin ''taşıma işleri komisyoncusu, kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin görevlerini yapmaları sırasındaki fiil ve ihmallerinden, kendi fiil ve ihmali gibi sorumludur'' hükmünü içerdiği, taşıma işleri komisyoncusu davalının taşıma sırasında şoförün verdiği zararlardan kendisi zarar vermiş gibi sorumlu bulunduğu, bu doğrultuda davalı şirketin, eşyayı taşıtacığı kişiyi araştırıp, gerekli özeni gösterdikten sonra bu kişiye eşyayı emanet etmesi gerektiği, basiretli bir tacir gibi göstermesi gereken özeni göstermediği, eşyanın alıcıya teslim edilmeyerek hırsızlık suçuna konu olduğunun her iki tarafın da kabulünde olduğu, bu sebeple hırsızlık suçunu kimin işlediğinin işbu dosya açısından önem arz etmediği göz önüne alınarak soruşturma dosyasının beklenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının Samsun İcra Dairesinin 2020/63233 E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, bu hükme karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının ayrı ayrı reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.