Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/5731 E. 2026/2509 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5731
Karar No
2026/2509
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1407 Esas, 2025/1034 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/3 E., 2022/712 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.04.2026 günü tebliğata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin davalılardan ... ile ...'nu ... Noterliği'nin 15.03.2019 tarih ve ... yevmiye sayılı vekâletnamesi ile vekil tayin ettiğini, bu vekâletnamede ödeme alma yetkisi bulunmamasına rağmen dava konusu taşınmazın bu davalılarla işbirliği hâlinde olan davalı ...'a bu davalılar tarafından çok düşük bedelle satılarak parasının alındığını, fakat davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı şirket adına tesciline, bunun mümkün olmaması durumunda ise taşınmaz bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; tüketici mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşınmazı 200.000,00 TL bedelle satın aldığını, 55.000,00 TL kısmının banka aracılığı ile kalan 145.000,00 TL kısmının ise tapu devri sırasında elden ödendiğini, bedelin makul olduğunu, düşük bir bedelle satıştan söz edilemeyeceğini, müvekkilinin taşınmazın satışı hususunda davalı ... ile muhatap olduğunu ve öncesinde herhangi bir tanışıklık bulunmadığını, davalı ...'in ...'da davacı şirketin temsilcisi olarak bilindiğini, herhangi bir işbirliğinin söz konusu olmadığını, davacının basiretli tacir gibi davranıp çalışanını iyi seçmesi ve onu denetlemesi gerektiğini, vekilin satış bedelini davacıya ödememiş olmasının davacı ile diğer davalılar arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirdiğini, müvekkilinin iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalılar ... ve ..., davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'nin satış bedelini ödeyip kendi yükümlülüğünü yerine getirdiği, davalı ...'in satış müdürü olduğu, davacının davalılar ... ile ...'e verdiği vekâletname gereğince çift imza atılmak sureti ile satışın gerçekleştiği, davalı ... ile diğer davalılar arasında fikir ve eylem birliği bulunduğunun ispatlanamadığı gerekçesi ile terditli olarak açılan davada asıl talebin reddi ile fer'i talebin davalılar ... ve ... yönünden kabulüne, davalı ... yönünden reddine, 294.089,74 TL'nin satış tarihi olan 16.01.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili ile davalı ... vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirket tarafından ... Noterliği'nin 15.03.2019 tarihli ve ... yevmiye sayılı vekâletnamesi ile Kütahya İli, ...İlçesi, ... Mah., 2270 ada, 46 parsel sayılı taşınmazlardaki hak ve hisselerin tamamını veya bir kısmını dilediği bedel ve koşullarda satma ve satış bedelini şirket hesabına aktarma hususlarında vekil tayin edilen davalılar ... ile ... 'nun, 16.01.2020 tarih ve 1253 yevmiye sayılı işlemle dava konusu taşınmazdaki ... Blok, 1 numaralı bağımsız bölümü, davalı ...'a, 200.000,00 TL karşılığında satarak temlik ettikleri, vekilin, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altında olduğu, vekil ile sözleşme yapan kişi 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani, vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşmenin geçerli olup vekil edeni bağlayacağı, davacı tarafın, davalılar ... ile ...'nun ahzu kabz yani, ödeme tahsil yetkisinin bulunmamasına rağmen davalı ...'nin satış bedelini davalı ...'e ödemesi ve dava konusu taşınmazın gerçek satış bedeline kıyasla daha düşük bedelle satılmasının, tüm davalılar arasında işbirliği olduğunu gösterdiğini ileri sürdüğü, davalı ...'nin, vekil sıfatı bulunan diğer davalıların ödeme tahsil yetkisinin bulunmadığını bilmesinin kendisinden beklenemeyeceği, vekil sıfatı ile satışı yapan kişilere satış bedelini ödemesinin hayatın olağan akışına uygun olduğu, satışın 200.000,00 TL'den yapılması, o tarih itibari ile gerçek değerin ise 294.089,74 TL olması nedeni ile bedeller arasında misli ile fark bulunmadığı, ayrıca bedeller arasındaki farkın tek başına muvazaa iddiasını doğrulamayacağı, davacı tarafın, davalılar arasında işbirliği bulunduğunu ve davalılardan ...'nin, vekil sıfatlı davalılar ... ile ...'in vekâlet görevini kötüye kullandığını bildiğini ispatlayamadığı, bu sebeple davacı vekilinin istinafının yerinde olmadığı, davalı ... vekilinin, vekâletnamede çift imza ile temsil kuralı gereğince sadece satış sırasında imza attığını ve satış bedelini diğer vekil/davalı ...'in tahsil ettiğini, bu nedenle davalı ...'un bedelden sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürdüğü, bu davalının da vekil sıfatı bulunduğu ve dava konusu taşınmazın satışı sırasında çift imza kuralı gereğince satış için imza attığı görüldüğünden bedelin davacı hesabına yatırılmasından her iki vekilin birlikte sorumlu olması nedeni ile bu davalının da bedelden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A.Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı tapu iptal ve tescil, terditli olarak bedelin tahsili istemine yöneliktir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, 30.04.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/5731, K. 2026/2509, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-5731-e-2026-2509-k-9f107b811123