Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/3869 E. 2026/862 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3869
Karar No
2026/862
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :... Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/196 Esas, 2025/417 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ:... 12. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/23 E., 2023/669 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile dava dışı ...Taşımacılık Ltd. Şti. arasındaki adi ortaklık hükümleri gereğince iki adet mandıra yapım işine girişildiğini, bu mandıra işi kapsamında her iki ortak şirketin davalıdan maddi yardım talebinde bulunduklarını, bu kapsamda davalı ...'ün ... Bankasından 500.000,00 TL ve 20.000,00 TL tutarında krediler kullanarak, ayrıca Esnaf ve Kefalet Kooperatifinden 150.000,00 TL kredi çekerek, toplamda 670.000,00 TL'yi kendisine ve ortağına teslim ettiğini, daha sonra taraflar arasında 11.10.2016 tarihinde protokol imzalanarak, davalının çekmiş olduğu kredilerin o günkü tarih itibariyle toplam 645.000,00 TL'lik kalan borcu kısmı için anlaşma yapıldığını, bu borçtan müvekkili ile ortağı ...Ltd. Şti.'nin sorumlu olacağını, bu nedenle davalıya 11.10.2016 keşide ve 30.12.2016 vade tarihli teminat senedinin her iki şirket tarafından imzalanarak teslim edildiğini, davalıya ... Bankasından çektiği 500.000,00 TL ve 20.000,00 TL'lik borcun ödendiğini, sadece Esnaf ve Kefalet Kooperatifinden çekmiş olduğu krediden 125.000,00 TL borcun kaldığını, müvekkili ve ...Ltd. Şti.'nin 11.10.2016 tarihli protokol kapsamında devlet tarafından yapılacak olan yaklaşık 2.400.000,00 TL tutarındaki ödemede öncelikle davalının borçlarını ödemeyi kabul ve taahhüt ettiklerini, protokol tarihi olan 11.10.2016 tarihinden sonra ......Ltd. Şti.'nin devletten 1.622.000,00 TL ödeme aldığını, müvekkilinin ise hiç bir ödeme alamadığını, davalının 645.000,00 TL'lik senedi... 26. İcra Müdürlüğü'nün 2017/109 E. sayılı dosyası ile icra takibine koyduğunu, oysa müvekkili ve ortağının davalıya sadece Esnaf ve Kefalet Kooperatifinden aldığı 125.000,00 TL'lik borcunun kaldığını belirterek müvekkilinin ... 26. İcra Müdürlüğünün 2017/109 E. sayılı dosya üzerinden girişilen icra takibinden dolayı davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile %40 kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacılar vekili 20.01.2022 tarihli dilekçesiyle davasını tam ıslah ederek; dava dilekçesinde dayandığı, "11.10.2016 tarihli taraflar arasında imzalanan protokol kapsamında belirlenen borcun ödenmesi için teminat amacıyla verilen senedin, borcun kısmen ödenmesi nedeniyle bedelsiz kaldığı" yönündeki dava sebebini değiştirerek;" müvekkilini mandıra işleri başladıktan sonra kaza geçirdiği ve sağlık nedeniyle işlerle ilgilenmediği, diğer ortağın ilgilendiğinin bu nedenle davalının kredi çekerek müvekkili şirkete ve ortağı diğer şirkete para vermediği halde, davalı ile yakın akraba olan diğer ortak şirketin yetkilisi ...'ın birlikte hareket ederek müvekkilini kandırıp, para verdiğine inandırıp, aldatarak senedin düzenlenmesine neden olduklarından bahisle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 36. maddesine dayalı olarak aldatma nedeniyle senedin geçersiz olduğundan", borçlu olmadıkların tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıların ve icra takibindeki diğer borçluların mandıra inşaatı işinde ekonomik sıkıntı yaşadıkları dönemde, kendi adına ... ve Esnaf Kefaletten Kooperatifinden kredi çekerek verdiğini, bunun karşılığında senet almak zorunda kaldığını, davaya konu edilen senet ödenemediğinden müvekkilinin icra takibi başlatmak zorunda kaldığını, davacıların müvekkilinin vermiş olduğu borcu açık bir şekilde kabul etmiş olmalarına karşın borcun ödendiği yönündeki beyanlarının hiç bir şekilde gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davanın tam ıslahı üzerine, davalı ıslaha karşı her hangi bir cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile adi ortaklığa ait kayıt ve defterler ile dava dışı ortağın defterleri sunulmadığı için incelenmediği gibi davacı şirket defterlerinde de ortak mandıra yapımına ilişkin kayıt ve bilginin yer almadığı, sadece dava dışı ...Firmasına yaptırdığı bina v.s ilişkin fatura ve ödeme kaydının yer aldığı, davalıdan borç alındığına dair kaydın ve de senedin yer almadığı, yine Hacıbektaş Asliye Hukuk mahkemesi dosyaları kapsamında davacıların aldatıldığına ilişkin bilgi ve beyanın bulunmadığı, ... beyanında, aldatma neticesine varılacak bir ifade ve beyanın yer almadığı, Cumhuriyet Savcılığına yapılan şikayetin takipsizlikle sonuçlandığı, davacının tacir olup sağlık sorunu nedeniyle işi takip edemez ise de ticaret hanesine bir vekil atayarak işlerini yürütmek zorunda olduğu , protokolü ve senedi imzalarken basiretli tacir olarak hareket etmesi gerektiği, ortaklığa ilişkin kayıt ve belgelerin düzenli tutulmadığı bu nedenle her iki mandıra yapımı için ne kadar ödeme yapılması gerektiği, maliyetin net olarak ne olduğu, kimin ne kadar ödediği ya da ödeyeceği hususunda dosyaya yansıyan net bir tespitin yer almadığı, davacının, protokol ve senet keşide tarihi itibariyle adi ortaklığın, ortağı şirketlerin aldığı teşvikler nedeniyle, davalıdan borç para almalarını gerektiren bir durum bulunmadığı, protokol ve senedin, müvekkilinin idaresinin davalı ile adi ortaklığın, ortağı şirket sahibi ... tarafından birlikte hareket edilerek ve aldatılarak sakatlanması suretiyle imzalatıldığı yönündeki iddianın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacıların takibe konu senet nedeniyle hile (aldatma) hukuksal nedenine dayalı olarak davalıya borçlu olup olmadığına ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 10.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3869, K. 2026/862, T. 10.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-3869-e-2026-862-k-ba79e561d18a