Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/3156 E. 2025/6551 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3156
Karar No
2025/6551
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Fikri ve SınaiHaklar Hukuk Mahkemesi sıfatıyla) SAYISI:2024/65 Esas, 2024/59 Karar

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı-birleşen dosya davalısı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA 1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalının, müvekkili şirketin hak sahibi olduğu "Tarım ilaçlama tabancasında yenilik" buluşunu içeren ürünleri üreterek satışını yaptığını ileri sürerek tecavüzün men-i ve refiine, haksız rekabetin tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın ticari işlere uygulanacak en yüksek faizi ile davalıdan tahsiline talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; asıl davada davacı tarafından dayanak yapılan faydalı modelin yenilik unsuruna haiz olmadığını, ... markasının .... model tabancasından kopyalandığını ileri sürerek davalıya ait TR ....tescil numaralı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; ürünler arasında farklılık bulunduğunu, faydalı modelin yenilik unsurunu taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde delil olarak gösterilen doküman ve ürünlerin, müvekkilinin faydalı modelinin teknik olarak yeniliğini kaldırıcı özellikte olmadıklarını, müvekkili tarafından açılan tecavüz davasını bekletmek amacıyla elde davanın kötüniyetli açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davaya konu ilaçlama tabancasının dosyadaki deliller kapsamında yenilik kriterini taşımadığının belirlendiği, bu itibarla tescilli faydalı modelin hükümsüzlüğünün gerektiği, hükümsüzlüğüne karar verilen fayda model üzerindeki tekel haklar kalktığından herkesin kullanımına açık bulunduğu, hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olarak sonuç doğurması nedeni ile faydalı modelin en başından itibaren geçersiz olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, davacıya ait ... numaralı faydalı modele tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili; birleşen dava, asıl dosyada dayanılan faydalı modelin hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince HMK'nın 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

V. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, asıl davada davacı/birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3156, K. 2025/6551, T. 03.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-3156-e-2025-6551-k-f74e7a946979