Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/3124 E. 2025/7824 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3124
- Karar No
- 2025/7824
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2636 Esas, 2025/103 Karar HÜKÜM : Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ... ve ...'ün ... ilinde ticaret yaptıklarını, sahibi oldukları ... Ekonomik Pazar Ltd. Şti.'nin, ... ilinde bilinen saygın bir ticari işletme olduğunu, müvekkillerin 2012 yılı içerisinde yaşadıkları ekonomik sorunlar nedeniyle maddi olarak zor duruma düştüğünü, bunu firsat olarak gören davalının borç para verebileceğini bildirdiğini, zor durumda olan müvekkillerin dost olarak gördükleri davalıdan bir ay sonra ödemek kaydıyla nakit para aldıklarını, müvekkillerin yaşadıkları ekonomik sıkıntıları daha rahat atlatması için yardımcı olmaya devam edebileceğini söyleyen davalı ...'in müvekkillerden ana borcu ödemeleri yerine borcun faizi olarak aylık 30.000,00 TL ödemelerinin yeterli olacağını müvekkillerine ilettiğini, müvekkillerinin ...'e her ay faiz olarak 30.000,00 TL ödediğini ve bu durumun tam olarak 3 yıl sürdüğünü, müvekkillerin aldıkları nakit paralar sebebiyle davalıya 1.080.000,00 TL tutarında faiz ödediklerini, davalının, müvekkillerine ve şirketlerine ait çekleri faiz olarak alarak ilgili bankalardan tahsil ettiğini ve bu bedelleri de faize saydığını, tahsil ettiği çeklere ilişkin olarak müvekkillere herhangi bir ödeme de yapmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ... tarafından faiz olarak verilen iki adet taşınmazın ... adına kayıtlı olması halinde tapusunun iptali ile müvekkil adına tescili 3. kişilere devredilmiş ise bedelinin tespit edilerek müvekkile ödenmesine, ...'e ait ve davalı ... tarafından faiz karşılığı olarak tahsil edilen çeklerin tespiti ile bedellerinin tahsil tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödenmesine, ... tarafından ödenen nakit 1.080.000,00 TL faizin davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, ... tarafından tahsil edilen ...'e ait çek bedellerinin tespiti ile tahsil tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödenmesine, ... tarafından tahsil edilen ... Ekonomik Pazar Ltd. Şti.'ye ait çek bedellerinin tespiti ile tahsil tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödenmesine, dava ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile müvekkiller için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak müvekkillere ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının rayiç değerlerle bedeli ödenmek suretiyle iki adet gayrimenkul aldığını, dava konusu iddiaların hiçbir yazılı delile dayanmadığı, mücerret iddiadan öte müvekkili aleyhine yazılı belgelerle delillendirmediğini, davacılarla arasında meyve alım satım ticareti bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen ceza mahkemesi ilamı ile de birlikte davalının tefecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu, bu kapsamda davacı ...'e ait olan 2 adet taşınmazın davalı ...'e tefecilik kapsamında verilen paranın faizi olarak devredildiği, devir işleminde davacı vekili olarak davalının kaynı olan ...'ın işlem yapmasının da bunun delili olduğu, ayrıca yine işbu tefecilik kapsamında davacı ...'dan alınan 400.000,00 TL bedelli çekin bankaya davalının kaynı ... tarafından ibraz edilerek tahsiline çalışıldığı, karşılıksız olması sebebiyle sadece karşılıksızdır bedeli olan 1.200,00 TL'nin tahsil edilebildiği, davacının taşınmazların bedeli yönünden bir faiz talebi bulunmadığından bu yönde hüküm kurulmamış olup çek bedelinin tahsilinde faiz talep edildiğinden bu hususun hükümde belirtildiği, kesinleşen ceza mahkemesi ilamı ile de birlikte davalının tefecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu, bu kapsamda davacı ... Ltd. Şti. tarafından cirolanan ... Bankasına ait ... numaralı çeklerin ve tahsil belgelerinin incelenmesinde; 12 23... numaralı çeklerin davalının çalışanı olan ... tarafından tahsil edildiği, ... numaralı çekin ise ... Bankasının 03.03.2023 tarihli müzekkere cevabı uyarınca bankaya ibraz edilmediği, davalının çalışanı tarafından tahsil edilen işbu çeklerin tefecilik kapsamında tahsil edildiği anlaşıldığından tahsil edilen 2 çek yönünden açılan davanın kabulüne karar vermek gerektiği, kesinleşen ceza mahkemesi ilamı ile de birlikte davalının tefecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu, bu kapsamda davacı ...'ün gerek dava dilekçesinde gerekse savcılığa sunmuş olduğu şikayet dilekçesi ile beyanlarında davalıya tefecilik kapsamında aldığı para karşılığı olarak 1.080.000,00 TL faiz ödediğini beyan ettiği, yürütülen soruşturma kapsamında davalıya tefecilik suçundan ceza verildiği, davacının işbu iddiasının ispatladığı kanaati oluştuğu, davacıların manevi tazminat talepleri yönünden; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddesi kapsamında manevi tazminat talep edilebilmesi için kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören ibaresinin yer aldığı, salt tefecilik eyleminin manevi zararın oluştuğunun benimsenmesi için yeterli olmadığı, süregelen yargısal uygulamalarda para alanların tefecilik suçunun pasif faili olarak kabul edildiği ve ceza davalarında katılan sıfatını alamadığı, davacının manen zarara uğradığı ispatlanmadığından manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; dava konusu edilen ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 1909 ada, 14 parsel 8 no.lu bağımsız bölüm ve 1909 ada, 15 parsel 1 no.lu bağımsız bölüm sayılı taşınmazlara ilişkin 277.139,85 TL tazminatın davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, ... Bankasına ait 12 22... no.lu çeklerin toplam bedeli olan 150.000,00 TL'nin davalıdan tahsil tarihi olan 02.01.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ... Ltd. Şti.'ye verilmesine, ... Bankasına ait ... no.lu çeke ilişkin ödeme yapıldığında dair kanıt olmadığından işbu çek yönünden açılan davanın reddine, 400.000,00 TL bedelli çek yönünden banka tarafından sadece 1.200,00 TL karşılıksızdır bedeli ödendiği, başkaca ödeme ispat edilemediğinden 1.200,00 TL'nin davalıdan 21.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacı ...'e verilmesine, 1.080.000,00 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı ...'e verilmesine, davacıların manevi tazminat talebinin reddine, fazlaya ilişkin isteğin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, tefecilik eyleminden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacılar; davalıdan maddi sıkıntıları nedeniyle nakit para aldıklarını, alınan paraların karşılığında her ay 30.000,00 TL ödeme yaptıklarını, bu ödemelerin üç yıl boyunca devam ettiğini, toplamda 1.080.000,00 TL'nin faiz karşılığı olarak ödendiğini, borca karşılık iki adet taşınmazın davalıya devredildiğini, bir kısım çeklerin davalı tarafından tahsil edildiğini belirterek taşınmazların davalı adına kayıtlı olması halinde tapu iptali ile adına tesciline, 3. kişilere devredilmiş ise bedelinin tespit edilerek ödenmesine, faiz karşılığı olarak tahsil edilen çeklerin tespiti ile bedellerinin tahsiline, 1.080.000,00 TL'nin ve 50.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iki taşınmazın davalıya tefecilik kapsamında verilen paranın faizi olarak devredildiği, iki adet çekin davalının çalışanı tarafından tahsil edildiği, kesinleşen ceza mahkemesi ilamı ile birlikte davalının tefecilik suçunu işlediğinin sabit olduğu, bu kapsamda davacı ...'ün gerek dava dilekçesinde gerekse savcılığa sunmuş olduğu şikayet dilekçesi ile beyanlarında davalıya tefecilik kapsamında aldığı para karşılığı olarak 1.080.000,00 TL faiz ödediğini beyan ettiği, yürütülen soruşturma kapsamında davalıya tefecilik suçundan ceza verildiği, davacının işbu iddiasını ispatladığı kanaati oluştuğu, davacıların manevi zararının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, taraf vekillerinin istinaf talebi Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Mahkemece yürütülen soruşturma kapsamında davalıya tefecilik suçundan ceza verilmesi gerekçe gösterilerek davacının toplamda 1.080.000,00 TL ödeme yaptığına dair iddiasını ispatladığı kanaati oluştuğu belirtilmişse de, dosya kapsamında davacının her ay 30.000,00 TL ödeme yaptığını ve bu ödemenin üç yıl boyunca devam ettiğini ispatlayan somut bir delil bulunmamaktadır. Dosya kapsamında bulunan 24.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda ceza dosyasında yer alan görüntü çözümü raporunda davacılar tarafından nakit ödemelerin yapıldığı belirtilmişse de, görüntü çözümüne dair bilirkişi raporunda ödeme yapıldığına dair herhangi bir tespite yer verilmemiştir. O halde davacıların 1.080.000,00 TL ödeme yaptığı kanıtlanamadığından mahkemece bu miktar yönünden davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı davacılardan peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, 25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.