Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/3118 E. 2025/7589 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3118
Karar No
2025/7589
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1384 Esas, 2025/493 Karar HÜKÜM : Esas hakkında yeniden hüküm kurulması suretiyle davanın kabulü

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yaklaşık 7-8 sene önce dava dışı ... adlı bir şahıstan harici sözleşmeyle bir kısım taşınmazlar satın aldığını, bu sözleşmede ...'ın da imzasının bulunduğunu, sözleşmenin yapılmasını müteakip ...'ın ve avukat olan eşi ...'ın bu işi kısa sürede halledebileceklerini taahhüt ederek işin resmiyet kısmının yapılması işinin kendilerine verilmesini istediğini, davacının da ...'ı çok uzun süredir tanıyıp güvendiği için eşi de avukat olduğu için bu işi ... ve onun eşine verdiğini, bunun üzerine söz konusu miras hisselerini davacıya satan ...'nın belirtilen resmi işlemlerin yapılması için ...'a vekaletname verdiğini, bu olayların sonrasında dava dışı ... adlı şahsın harici sözleşmeyle ... tarafından davacıya satılan taşınmazların kendisine ait olduğu iddiasıyla ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 04.12.2013 tarihli 2013/701 E. sayılı dosyasıyla ...'ya karşı tapu iptali ve tescil davası açtığını, bu davaya konu taşınmazlar davacı müvekkiline satıldığı için ve harici sözleşmeye göre bundan sonraki sorumluluk davacıya ait olduğu için davacı müvekkilinin o davaya bakma görevini avukat ...'a verdiğini, dava dışı ... ve eşi ...'ın davacıya gelerek söz konusu taşınmaz için devir işlemlerinin yapılacağını, ancak taşınmaz ile ilgili dava olduğu için mevcut durumda tapudan devir yapılamadığını, tapu müdürlüğüne 900.000,00 TL bedelli teminat senedi verilmesi halinde devrin yapılabileceğini, mahkeme bittiğinde de senetlerin iade olacağını söyleyerek davacıyı kandırdıklarını ve kendisinden belirtilen amaçla kullanılmak üzere 3 adet, her birisi 300.000,00'er TL bedelli, isim ve vade haneleri boş düzenlenmiş senetleri aldıklarını, senetlerin tapu müdürlüğüne verilmediğini, boş kısımlarının davalı ... adına doldurularak ... 10. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... E. sayılı dosyası üzerinden icraya verildiğini, ödeme emri tebliğ edilen davacının tapu müdürlüğüne giderek durumu araştırdığını ve böyle bir senet verme olayının söz konusu olmadığını öğrendiğini, davalıya yapılan senet temlikinin muvazaalı olduğunu, davalının senetlerin yetkili hamili sıfatını taşımadığını, davalının takipten feragat ettiğini, davacı müvekkilinin söz konusu senetlerle ilgili borcu olmadığını, böyle bir borcun hiç doğmadığını ileri sürerek davacının ... 6. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsili ile davacı müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının dava ve takibe konu 3 adet her biri 300.000,00 TL olan senedi keşide ettiğini, kendi eli ürünü olduğunu bir çok kez ikrar ettiğini, kambiyo senetlerine özgü icra takibine yönelik menfi tespit davasında davacının borçlu olmadığını senetle/yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, davacının senet asıllarının icra kasasından alınması halinde icra takip alacağını haricen ödeyeceğini bildirdiğini, davalı ve çevresindeki kişilerin tehdit, baskı ve tacizlerinden kurtulmak amacıyla, alacak hakları saklı kalmak kaydıyla anılan icra takibinden vazgeçerek, takip konusu senetleri icra müdürlüğünden teslim aldığını, ...'in alacağına ilişkin bir feragatinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının ... 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/... E. sayılı dava dosyasında tanık olarak alınan ifadesinde, davacıdan herhangi bir alacağının bulunmadığını, dava dışı ...’dan olan alacağına karşılık onun aracılığıyla bu bonoları davacıdan aldığını beyan ettiği, dava konusu edilen toplam 3 adet senedin dolandırıcılık yoluyla davacı ...'dan dava dışı ... tarafından alınarak açıklanamayan hukuki ilişki sonucu davalı ...'e geçtiği ve onun tarafından icra takibine konu yapıldığı, davalının bu beyanı ile ... 6. İcra Müdürlüğünün 2019/... E. sayılı icra dosyasında takibe konu edilen bonolardan dolayı davacıdan alacağının bulunmadığı, ceza mahkemesi kararı ile tespit edilen maddi olgular ile mahkemenin bağlı olduğu, davacının iddialarının ... 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/16 E., 2022/426 K. sayılı kesin kararı ile ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince davalı ceza mahkemesinde taraf olmamasına rağmen, "açıklanan ceza mahkemesi kararı ile tespit edilen maddi olgular ile mahkememiz bağlıdır." ve "Davacı ...’nın iddialarının ... 19.Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/16 E. -2022/426 K. sayılı kesin kararı ile ispat edildiği" şeklindeki gerekçesinin yerinde olmadığı, ancak davalının ceza davasında taraf olmasa dahi, mahkeme huzurunda verdiği ifadesi kendisini bağlayacağından davanın kabulüne ilişkin kararın sonucu itibariyle doğru bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesi düzeltilerek ve kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, icra takibinden sonra İİK’nın 72. maddesi gereğince açılan menfi tespit talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/3118, K. 2025/7589, T. 16.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2025-3118-e-2025-7589-k-09de235eba63