Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2025/264 E. 2025/4796 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/264
- Karar No
- 2025/4796
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/443 Esas, 2024/1468Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/513 Esas - 2021/831 Karar Bölge Adliye Mahkemesi kararı temlik alan davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Banka ile davalı şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini davalı ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, bu sözleşme uyarınca kullanılan kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, buna rağmen borcun ödenmemesi üzerine davacı tarafından İzmir 10. İcra Dairesi'nin 2019/11195 E. sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalıların borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakla ilgili olarak ayrıca Menemen İcra Dairesi'nin 2019/2455 E. sayılı ipoteğin paraya çevrilmesi takibine girişildiğini, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 45. maddesi uyarınca rehinle temin edilen alacakla ilgili olarak rehni veren hakkında genel haciz yoluyla takip yapılamayacağını, davacı bankanın ödeme emrinde faize faiz talep ettiğini, hesap kat ihtarı ile ödeme emri içeriğinin birbirleriyle örtüşmediğini, davaya konu kredi tutarının tamamının yeniden yapılandırılması için gerekli başvuruların yapılacağını, bu durumda takibin ve davanın konusuz kalacağını, müvekkillerinin iyi niyetli olduğunu aleyhlerine tazminat hükmedilemeyeceğini savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile borcun teminatını teşkil eden ipoteklerin müteselsil kefil borçlu ...'ın borcunun teminatını oluşturmadığı, bankanın müteselsil kefil aleyhine genel haciz yoluyla takibe girişmesinin yasaya ve sözleşmeye uygun olduğu, ...'ın 1.372.584,99 TL nakdi alacak ve 2.030,00 TL gayri nakdi alacaktan sorumlu olduğu, davalı şirket aleyhine açılan davanın İİK'nın 45. maddesi uyarınca reddi gerektiği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kısmen kabulüne, hüküm altına alınan nakdi alacağın % 20'si oranında 274.516,99 TL inkâr tazminatının davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli olduğu, verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, GKS'den kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan genel haciz yoluyla icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temlik alan davacı ... Yönetim A.Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ... Yönetim A.Ş.'ye iadesine, 02.07.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi